(1475 S. K. m. 33, 39)
Dava: Taraflar arasındaki rücuan tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Kocaeli 2. İş Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 29.5.1997 gün ve 1997/105-252 sayılı kararın incelenmesi bir kısım davalılar vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin 9.03.1997 gün ve 1998/1593-1718 sayılı ilamıyla; ... 1- Mahkemece davalılar M.N.K., N.S., F.K. ve M.P.'nin temyiz istemlerinin bozmadan önceki kararı temyiz etmemeleri nedeniyle haklarındaki kararın kesin hüküm haline dönüştürüldüğü düşüncesiyle reddine karar verildiği görülmektedir. Oysa Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427 ve 432 nci maddeleri uyarınca hakim ancak hükmedilen miktarın kesin olmasından veya temyiz süresinin geçirilmiş olmasından ötürü temyiz dilekçesini reddedebilir. Olayda bu iki koşuldan hiç birisi gerçekleşmediğinden mahkemece verilen 20.1.1998 tarih ve 1997/105-252 sayılı ret kararının kaldırılmasına ve temyiz istemlerinin incelenmesine karar verilmesi gerekmiştir.
2- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
3- Bozma kararında davanın % 150'ye göre değil % 100 beden gücü kaybına göre yapılması gerektiğine işaret edilmiştir. Mahkemece % 150 beden gücü kaybı dikkate alınmak suretiyle tavan hesabı yaptırılmış ise de, sonradan yürürlüğe giren asgari ücret tarifeleri dikkate alınmak suretiyle hesap yaptırılmıştır. Oysa bozma kararında asgari ücret tarifesi konusu bozma kararının kapsamı dışında bırakılmıştır. Bu durumda önceki tavan hesabında esas alınan asgari ücret aynen sabit tutulmak suretiyle % 100 beden gücü kaybına göre tavan hesabı yaptırılması gerekirken sonradan yürürlüğe giren asgari ücret üzerinden hesap yaptırılmış bulunması usule ve yasaya aykırı olup bozma medenidir.
Ne var ki, ilk kararı temyiz etmeyenler yönünden, % 150 beden gücü kaybı üzerinden yapılan tavan hesabı raporunda belirlenen miktar Kurum lehine usulü kazanılmış hak durumunu oluşturacağından karar temyiz etmeyenlerin tabi olacağı tavan miktarı düşünülmeyecektir.
Açıklanan bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmiş olması usule ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır... gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Temyiz Eden: Bir kısım davalılar vekili
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, mahkeme kararında açıklanan gerektirici nedenlere ve özellikle zararlandırıcı sigorta olayına maruz kalan sigortalının tazminatının hesaplanmasında hüküm tarihine en yakın tarihte belli olan asgari ücretin esas alınması gerektiğine, en önemlisi işçinin taban ücretini tesbit eden asgari ücretin işçilerin yaptıkları işe uygun ve insanlık haysiyetine yaraşır bir yaşam seviyesi sağlamalarına elverişli, adaletli bir ücret elde edilmesini amaçlamasına, böylece işçilerin ekonomik ve sosyal durumlarının düzeltilmesini sağlamaya yönelik bulunmasına, bu durum karşısında asgari ücretin kamu düzeniyle ilgili olduğunun belirlenmesine; dahası 1475 sayılı İş Kanununun 33 ve 99. maddelerinin özü ve sözlerinden elde edilen hukuki verilerin de bu hukuki gerçeği doğrulamasına, o nedenle kamu düzeni ile ilgili hususlarda kazanılmış usulü haktan söz edilemeyeceği gibi yargılamanın her aşamasında hakim tarafından doğrudan gözetileceğinde kuşku ve duraksama bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun bulunan direnme kararının onanması gerekir.
Sonuç: Bir kısım davalılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile, direnme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle ONANMASINA, 02.12.1998 gününde oyçokluğu ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy