(506 S. K. m. 79)
Dava: Taraflar arasındaki hizmet tesbiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Kartal 1.İş Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 30.12.1997 gün ve 1997/48 E, 398 K. sayılı kararın incelenmesi davalı kurum vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin 19.3.1998 gün ve 1998/1644 E- 2076 K. sayılı ilamiyle;
(... Davacı, 18.1.1993-25.12.1995 tarihleri arasında davalı işveren tarafından çalıştırılan Kartal Endüstri Meslek Lisesi Kantini işyerinde hizmet akdiyle çalıştığının tesbitini istemiş, mahkemece istemin aynen kabulüne karar verilmiş ise de; 3.10.1993 tarihinde 506 sayılı Kanun kapsamına alınan işyeri çalışanlarının hizmetlerinin kurum'a bildirilmiş olması karşısında davalı işverenin amcasının oğlu olan davacının hizmetlerinin kuruma bildirilmemiş olması başka bir anlatımla yakın akrabasını sosyal güvenlik hakkından yoksun bırakması hayatın olağan akışına aykırı bulunmakla, davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir...),
Gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, mahkeme kararında açıklanan gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, usul ve yasaya uygun bulunan direnme kararının onanması gerekir.
Sonuç: Davalı Kurum vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile, direnme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle ONANMASINA, 23.12.1998 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
Mahkeme, davacının 18.1.1993-25.12.1995 tarihleri arasında hizmet akdi ile çalıştığının tesbitine karar vermiş olup, bu karar 10. H.D.'nin 19.3.1998 gün ve 1998/1664 esas, 1998/2076 sayılı kararlarıyla ve ... işyeri çalışanlarının hizmetlerinin Kurum'a bildirilmiş olması karşısında, davalı işverenin amcasının oğlu olan davacının hizmetlerinin Kurum'a bildirilmemiş olması başka bir anlatımla yakın akrabasını sosyal güvenlik hakkından yoksun bırakması hayatın olağan akışına aykırı bulunmakla, davanın reddine karar verilmesi... gerekçesiyle bozulmuş ve mahkeme, yakınların sigortasız çalıştırılmalarının hayatın olağan akışına daha uygun ve doğal olduğu gerekçeleriyle eski kararında direnmiş olup Hukuk Genel Kurulunun oyçokluğu ile vermiş olduğu onama kararına katılamıyorum.
Şöyle ki; öncelikle işyeri 3.10.1993 tarihinde Sosyal Sigortalar Yasası kapsamına alınmış olup, davacının hizmet başlangıcı 18.1.1993 olarak gösterilmekte olup, yine işyerinin vergiye tescil tarihi 7.9.1993'dür. Vergi ve Sosyal Sigortalar Kurumuna tescil tarihleri birbirine yakın olup, hizmet başlangıcından itibaren en azından 1993 yılı Eylül ayına kadar işyerinin mevcudiyeti kuşkuludur. İşyerinin okul kantin işyeri olduğu anlaşılmaktadır. Dinlenilen tanıkların beyanları da açık değildir. Bu nedenle ilgili okul idaresinden kantinin hangi tarihte işletilmesi için işveren'e verildiği ve okula giriş ve çıkışlar bir kurala bağlı olduğu için teslim tarihinden 25.12.1995 tarihine kadar hangi şahısların bu işyerinde çalıştıklarının açıklığa kavuşturulmasının istenmesi gerekir.
Ayrıca okul yöneticilerinin ve görevlilerinin dinlenmeleri yönüne de gidilmesi asıldır. Çünkü bu şahıslar gerektiğinde kantinden faydalandıkları için davacı ve tanık olarak dinlenilen birkaç kişiyi her an hatırlamaları ve çalışıp çalışmadıklarını ve çalışma süresini bilebilecek tarafsız kişilerdir.
Yukarıda ki anlatımlar sonucunda, davacının gerek hizmeti ve gerekse hizmet süresi yönünden kuşkulu durumlar ortadan kaldırılmadan talep doğrultusunda hüküm veren mahkeme kararını onayan Hukuk Genel Kurulu Kararına katılamıyorum. Kararın araştırmaya yönelik olarak bozulması görüşündeyim. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy