(6762 S. K. m. 187, 549) (1086 S. K. m. 275, 427)
Dava: Taraflar arasındaki "şirketin tasfiyesi" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Konya Asliye Ticaret Mahkemesi'nce davanın kabulüne dair verilen 17.6.1997 tarih ve 1997/76-93 sayılı kararın incelenmesi, davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 30.10.1997 tarih ve 1997/6864-7591 sayılı ilamı ile; (.... Davacılar vekili, davalı şirketin 1993 yılında kurulduğunu, diğer ortakların A.Ç. ve A.B. olduğunu, şirketin kuruluşundan beri sözleşmede belirtilen amacına uygun şekilde hiçbir faaliyette bulunmadığını, ortaklar arasında halen devam eden ihtilaflar olduğunu, bundan sonra ticari faaliyette bulunmasına imkan kalmadığını, bu nedenlerle muhik sebepler dolayısıyla şirketin tasfiyesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının iddialarının yersiz ve mesnedsiz olduğunu, davanın reddine karar verilmesini, ayrıca Konya Asliye 2. Hukuk Mahkemesi'nin 96/888 E., 1062 K. sayılı ilamı ile daha önce davacılarça açılan davanın reddedildiğini, kesin hüküm olduğunu, şirket defterleri ve yıllık bilançolardan şirketin fiilen faaliyette olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamına göre davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı A.Ç. vekili temyiz etmiştir.
1- Feshi istenen ltd.şti. 4 ortaklı olup, davacılar ve davalının dosyada bulunan 27.12.1993 tarih ve 59298 yevmiye no.lu noter belgesinden şirketin müdürleri olduğu anlaşılmaktadır. Kural olarak temyiz yoluna başvurma hakkı davanın taraflarına aittir. Ancak hüküm ile kendisine külfet yüklenen veya bir hakkı ihlal olunan kimsenin de temyiz hakkı vardır. (HGK 17.5.1967 tarih, 4/322 E., 265 K.) (HUMK 427/1., c.2). Dolayısıyla kararı temyize müdür A.Ç.nin hukuki yararı vardır. Bu nedenle, temyiz isteminin kabulüne karar verilip işin esasına girilmesi gerekmiştir.
2- Limited şirketlerin feshi TTK 549 ve onun atfı nedeniyle 187. maddesindeki şartların oluşmasına bağlıdır. Mahkemece tanık beyanlarına, davadan sonra oluşan davalı şirket ortaklarından A.Ç.nin ihtarındaki beyanlarına dayanılarak şirketin feshine karar verilmişse de bu yeterli inceleme değildir. Şirketin deftereri ve belgeleri üzerinde HUMK 275. maddesi uyarınca bilirkişi incelemesi yapılarak TTK 187. maddedeki muhik sebeplerin oluşup oluşmadığı yönünden araştırılarak ve diğer delillerle birlikte değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Temyiz Eden: Davalı vekili.
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü.
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı HUMK'nin 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 22.04.1998 tarihinde, oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy