(818 S. K. m. 457)
Dava: Taraflar arasınaki "alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Şişli 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce davanın reddine dair verilen 24.12.1996 gün ve E. 96/1010-K. 96/1272 sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine;
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 23.5.1997 gün ve E. 97/3126 - K. 97/3751 sayılı ilamı:
(... Davacı vekili, davalı tarafından dava dışı Turgay Erdem'in kredi kartı hesabına gönderilen 20.000.000.- TL'nin hesap kapalı olduğundan davalıya iade edildiğini, ancak hesap açık sanılarak Turgay'a 20.000.000 TL'nin 2.9.1995 tarihinde ödendiğini böylece davalının bu miktar kadar nedensiz zenginleştiğini ileri sürerek 20.000.000 TL. 2.9.1995 tarihinden itibaren % 120 banka kredi faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkile iade edilen havale nedeniyle husumet yöneltilemeyeceğini, zira kapalı hesaptan ödeme yapan bankanın kendi personeli olduğunu, mvekkilinin havale gönderilen Turgay'a aynı miktar ödeme yapıldığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre mükerrer ödeme yapılan şahsın Turgut Erdem olduğu, bu nedenle davalıdan istenebilecek bir meblağ olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı bankanın Levent şubesinden davalı tarafından dava dışı Turgay'ın hesabının bulunduğu Kadıköy Şubesi'ne gönderilen havale bedeli hesap apalı olduğu gerekçesiyle davalıya iade edildiği gibi, yine kapalı hesaptan Turgay'a da sehven ödeme yapılmıştır. Bu konuda taraflar arasında uyuşmazlık olmadığına göre davalı bankanın sehven Turgay'a yaptığı ödeme kadar davalı İsa borcundan kurtulmuş olmasına rağmen, kendisine iade edilen havale bedeli kadar da nedensiz zenginleşmiştir. Bu durumda davacı banka havale bedeli kadar davalı İsa'dan talep hakkına sahiptir. O halde, dvanın esasına girilip sonucuna göre karar vermek gerekir iken yazılı şekilde husumet açısından davanın reddi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; Mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere ve özellikle davalı Şaban Taş'ın izminin bozma kararına maddi hata sonucu İsa olarak yazıldığının anlaşılmasına göre; Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen özel daire bozma kararına uyulmak gerekirken önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının özel daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı (BOZULMASINA), 29.4.1998 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy