(2004 S. K. m. 140) (818 S. K. m. 61)
Dava: Taraflar arasındaki "alacak" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara Asliye 1. Ticaret Mahkemesince davanın reddine dair verilen 22.5.1997 gün ve 1994/731 E-1997/262 K.sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından arasında imzalanan 30.3.1990 tarihli işletme hakkı devir sözleşmesi uyarınca müvekkilin davalıdan enerji bedeli alacağı olduğunu, davalının kötüniyetli olarak, 20.4.1994 tarihinde bankacılık faaliyeteleri durdurulan ve mali güçlük içinde olduğu bilinen M.Bank'taki hesabından Mart 94 ayı borcuna mahsuben 240 milyar lirayı müvekkilinin hesabına geçirildiğini, bu suretle davalının dava dışı bankadan alacağını kurtarmayı amaçlayarak müvekkilini zarara uğrattığını ileri sürererk, 240 milyar lira alacak, 99.360.000.000 lira gecikme zammını ve sözleşmede öngörülen tecil faizi ve gecikme zammı ile birlikte davalıldan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, M. Bank'ın bankacılık faaliyetlerini aynı gün durdurulacağını müvekkilinin bilemeyeceğini, davacının herhangi bir uyarıda bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere, bilirkişi raporuna ve dosya kapsamına göre, davalının dava dışı Müflis M. Bank'taki vadesiz mevduat hesabından davacıya olan borcuna karşılık davacının aynı bankadaki hesabına 240 milyar lira aktarıldığı, virman'ın bankanın kapatılma kararından önce yapılıp işlemin geçerli olduğu, her iki tarafında iflas idaresine alacaklarını kaydettirdiği, davacının bu alacağını iflas idaresine kaydettirdiği, alacağın hem iflas idaresinden hem de davalıdan talep edilmesinin iyiniyetle bağdaşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektrici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı H.U.M.K.nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 28.10.1998 gününde, oyçokluğu ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy