(2004 S. K. m. 114, 363)
Dava: Taraflar arasındaki "ihalenin feshi" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; kavaklıdere İcra Tetkik Mercii Hakimliği'nce davanın reddine dair verilen 26.12.1996 tarih ve 1996/6-1996/6 sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 21.5.1997 tarih ve 1997/5557-5914 sayılı ilamı ile; (.... Menkul ihalesine ilişkin kararların İİK'nin 363/9. maddesi gereğince temyizi kabil olduğundan temyiz talebinin reddine ilişkin merciin 21.1.1997 tarihli kararının kaldırılmasına karar verildi. Gerekli temyiz incelemesi yapıldı.
Karar: Menkul ihalesine ilişkin İİK'nin 114. maddesinde sözü edilen ilanların yapılmadığı görüldüğünden ihale günü borçlunun ihaleyi öğrendiği kabul edilemez. Bu konuda da merciide tanık dinleme yoluyla ıttıla tarihi saptanamaz. Alacaklının öğrenme tarihine esas olmak üzere ileri sürdüğü 94/4 sayılı dosya celbedilerek borçlunun satışı öğrenip öğrenmediğinin tespiti ile hasıl olacak duruma göre şikayetin süresinde olup olmadığının belirlenmesi, anılan dosyada öğrenme durumu yok ise borçlunun bildirdiği tarihin öğrenme tarihi olarak kabulü gerekeceğinden, işin esasına girilerek yukarıda sözü edilen artırma hazırlıklarının yasaya uygun olarak yapılmadığı görülmekle ihalenin feshine karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde şikayetin reddi isabetsizdir....) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Temyiz Eden: Davalı vekili.
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere ve özellikle kural olarak menkul satımlarında taraflara tebliğ zorunluluğu bulunmamakla birlikte İcra Müdürlüğü'nce alacaklı ve yediemine tebligat yapıldığından, borçluya da tebliğ edilmesi hususunun düşünülmemesine, ayrıca davacı borçlunun öğrenme tarihinin tespiti bakımından davalının dayandığı merciin 1996/4 esas sayılı dosyasının incelenmek üzere getirtilmemiş olmasına göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı HUMK 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 25.3.1998 tarihinde, oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy