(743 S. K. m. 933) (1086 S. K. m. 339, 338, 350, 353, 354) (818 S. K. m. 61, 62)
Dava: Taraflar arasındaki "tapu iptali ve tescil-sebebsiz zenginleşmeye dayalı alacak" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Karşıyaka 5. Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kısmen kabul-kısmen reddine dair verilen 16.4.1997 gün ve 1996/373 E- 1997/384 K. sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 14.10.1997 gün ve 1997/5943-8016 sayılı ilamı:
(. . . Davacılar, davalı adına tapuya kayıtlı dört adet dairenin 30.12.1994 günlü harici sözleşmeyle davacı L K'a satıldığını, karşılığında dört adet bono verilip tümünün bedelinin ödendiğini ayrıca 5.000 DM. tutarında mükerrer bir ödeme daha yapıldığını, davalının tapu devrine yanaşmadığını ileri sürerek dört adet dairenin tapu kayıtlarının iptali ile davacı L K adına tesciline, bu mümkün olmadığı takdirde ödenen 4.976.000.000 TL. ve 5.000 DM.nin faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı, kendisi ile davacı L K arasında iddia edilen şekilde bir satış sözleşmesi bulunmadığını, dava konusu dairelerin gerçekte kendisine değil, dava dışı T U'na ait olduğunu bu kişiye verdiği paranın teminatı olarak dairelerin kendi adına tescil edildiğini, davacı L K'ın, T U'na ait bu borcu ödemeyi taahhüt ettiğini, senetlerin bu nedenle düzenlendiğini bedelleri ödenmediği için icra takibi yaptığını, gerçek malik T U'nun rıza göstermesi halinde dairelerin tapusunu devretmeye hazır bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, taraflar arasındaki 30.12.1994 günlü protokolün harici olması nedeniyle geçersiz bulunduğu, buna dayanılarak tescil istemeyeceği davacıların sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre ancak ödediklerinin istirdadını talep edebilecekleri gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne satış bedeli olarak ödenen 4.766.000.000 TL. ve 3.000 DM.nın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazla talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1 - Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin taktirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2 - Tarafların arasındaki 30.12.1994 günlü sözleşmede dairelerin satış bedelinin 5.2.1995 vade tarihli, toplam 1.400.000.000 TL.bedelli iki adet ve 5.3.1995 vade tarihli ve toplam 1.100.000.000 TL. bedelli iki adet senetle ödeneceği kararlaştırılmıştır. Sözleşmede peşin ödeme iki adet senetle ödeneceği kararlaştırılmıştır. Sözleşmede peşin ödeme yapılmış olduğuna dair herhangi bir hüküm yoktur. Senetlerin tümünün vade tarihleri, sözleşmeden sonraki tarihler olduğuna göre iki bono bedelinin peşinen ödenmiş olduğunun sözleşme içeriğinden hareketle kabulü de mümkün değildir. İcra takibi yoluyla tahsil edilen ve davalının da kabulünde bulunan iki bononun toplam tutarı 1.670.000.000 TL'dır. Sözleşmeye göre davacı tarafın 830.000.000 TL.daha ödemeleri gerekmektedir. Davacı taraf bu tutarı davacıya ödediğini yazılı delillerle ispat edememiştir. Ne varki davacılar, dava dilekçesinde "diğer deliller" demek suretiyle yemin deliline de dayanmış olduklarından davalıya bu konudayemin yöneltme haklarının bulunduğu davacılara hatırlatılarak, sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi usule ve yasaya aykırıdır . . . ) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA, 06.05.1998 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy