(743 S. K. m. 2, 4) (1086 S. K. m. 275, 281)
Dava: Taraflar arasındaki Kira Uyarlaması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Sakarya Asliye 2. Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 10.6.1997 gün ve 1996/134-1997/285 sayılı Kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 9.10.1997 gün ve 1997/7052-7797 sayılı ilamı ile; ... davacı, davalının maliki olduğu taşınmazı, 16.7.1993 tarihli kira sözleşmesi ile 280 Alman Markına kiraladığını, ancak Türk parası karşısında markın çok yükseldiğini, sözleşmenin ifasının çekilmez ve katlanılmaz hale geldiğini işlem temelinin çöktüğünü ileri sürerek, kira bedelinin günün koşullarına uyarlanmasını istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, aylık kira parasının dava tarihinden itibaren 183 Alman Markı olarak tespiti ile kira sözleşmesinin bu şekilde uyarlanmasına karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davanın reddine ilişkin hüküm, davacının temyizi üzerine dairemizce bozulmuş, mahkemece bozmaya uyulduğu halde, bozma ilamında belirtilen ilkeler çerçevesinde bir araştırma ve inceleme yapılmamıştır. Bilirkişilerin incelemelerinin bozma ilamında açıklanan uyarlama davalarında izlenmesi gereken yöntem ve kıstaslara uygun olmadığı, Yargıtay denetimine uygun gerekçe ve dayanakları ihtiva etmediği çok açıktır. Bu nedenle Yargıtay denetimine uygun olan bir rapor olmadığı için, buna itibar edilerek hüküm kurulamaz. Hal böyle olunca mahkemece yapılacak iş, önceki bozma ilamında da belirtildiği üzere; yerinde uygulama yapılıp uzman bilirkişiler düşüncesinden de yararlanmak suretiyle, sözleşmenin kurulduğu günden dava tarihine kadar geçen süre içinde ülkemizin yerleşmiş ekonomik koşullarının etkisiyle sözleşmedeki yabancı paranın dövizin Türk Parası karşısında normal artışlarla ulaşması gereken değeri bulunmalı, bulunan bu değerin sözleşme gereği kiralayan yararına kabul edilmeli, daha sonra 1994 yılı başlarından itibaren umulanın üstünde hareket gösteren ve giderek aralıksız şiddetini artıran ekonomik krizin ve bu krize bağlantılı ve zorunluluk altında hükümetçe alınan bir dizi ekonomik karar ve tedbirlerin tabii sonucu ortaya çıkan, sözleşmedeki yabancı paranın Türk parası karşısındaki dava tarihi itibariyle değer artışı tesbit edilmeli, böylece belirlenecek iki değer arasındaki farklılık miktarı, sözleşmedeki özel hükümler, kiralananın niteliği, kullanma alanı, konumu bölgede kira parasını da etkileyerek normalin üstündeki imar ve ticari gelişmeler gibi değişiklikler, emsal kira paraları vergi ve amortisman giderlerindeki artışlar ile, somut olayda görülebilen objektif etkenlerle karşılaştırılıp değerlendirilmeli, sonuçta işlem temelinin çöktüğü, sözleşmedeki çıkar dengesinin katlanılamayacak derecede davacı aleyhine bozulduğunun benimsenmesi halinde, kiracının ne miktar kira parasından sorumlu olacağı belirlenmeli, böylece sözleşmedeki kira parasını tarafların amacına uygun objektif iyi niyet, hak ve nesafet (MK. md. 4, 2/1) kurallarının elverdiği ölçü ve düzeyde yine yabancı para olarak uyarlanmalıdır. Mahkemece sözleşmenin uyarlanmasına ilişkin ve açıklanan kural ve yöntemler gözetilmeden hukuki nitelendirmede yanılgıya düşülerek eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi usule ve yasaya aykırıdır... gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Temyiz Eden: Davalı vekili
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı HUMK. nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, 27.05.1998 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy