(1086 S. K. m. 1, 2, 7)
Dava: Taraflar arasındaki "alacak" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara Asliye 29. Hukuk Mahkemesi'nce davada görevsizliğe dair verilen 4.12.1997 tarih ve 1997/414-835 sayılı kararın incelenmesi, davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 21.5.1998 tarih ve 1998/3585-4660 sayılı ilamı ile; (... Davacı vekili, 320 bağımsız bölümden ibaret sitenin kömürle olan merkezi ısıtma sisteminin doğalgazla ısıtma sisteminin doğalgazla ısıtma sistemine geçildiğini, kazan aboneliği için davalı idareye müracaat edildiğini, davalı idarenin, idare encümeninin 7.6.1996 tarih ve 1996/212 sayılı kararı uyarınca her bir dairenin 300 Dolar'dan toplam 96.000 Dolar karşılığı ödeme yapılmasının bildirildiğini, bu nedenle 96.000 Dolar karşılığı 9.944.832.712 lira ödemek zorunda kaldığını, bilahare ilgili encümen kararının Ankara 4. İdare Mahkemesi tarafından iptal edildiğini öne sürerek, haksız olarak ödenen 9.944.832.712 liranın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davanın idari yargının görevine girdiğini savunmuş, esas yönden de davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, idari yargı görevli olduğundan, görev yönünden dava dilekçesinin reddine karar verilmiştir. Hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık Özel Hukuk Hükümleri'ne bağlı ve taraflar arasında yapılmış bulunan abonman sözleşmesinden kaynaklanmaktadır.
Olayda bir idari karar ya da eylem mevcut değildir. Bu durumda uyuşmazlığın çözümü görevi adli yargı yerine aittir. Mahkemece bu yön gözetilerek işin esası incelenip, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile dava dilekçesinin görev yönünden reddedilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir....) gerekçesiyle bozularak, dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Temyiz Eden: Davacı vekili
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra, gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özal Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı HUMK'nin 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 14.10.1998 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy