(818 S. K. m. 18, 19) (743 S. K. m. 1, 2, 4)
Dava: Taraflar arasındaki "uyarlama" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Bursa Asliye 4. Hukuk Mahkemesi'nce davanın kabulüne dair verilen 15/10/1997 gün ve 1997/475-891 sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 5/2/1998 gün ve 1998/15-898 sayılı ilamı ile (... Davacı kendisine ait mecurda davalının uzun yıllardır kirada olduğunu, sözleşmenin yıllardır yenilene geldiğini, davalı aleyhinde aylık kira bedelinin tespiti için dava açtığını, davalının bu davanın yargılaması sırasında 1/1/1995 tarihli ve beş yıl süreli kira sözleşmesi ibraz ettiğini, böyle bir sözleşmenin varlığından önceden haberdar olmadığını, kira sözleşmesine göre kiralananın aylık kira parasının 1/1/1995 tarihinden itibaren beş yıl süre ile değişmeksizin 5.000.000.- TL olduğunu, kira konusu dükkânın konum ve özellikleri nazara almadığında aylık kira bedelinin 1995 yılında 5.000.000.- TL olmasının mümkün olmadığını, davaya konu sözleşmenin tartışmalı ve 1997 yılı başı itibariyle de tümüyle çekilmez durumda olduğunu işlem temelinin çokluğunun mahkemenin müdahalesini gerektirecek tüm koşulların oluştuğunu, bu nedenle sözleşmenin iptaline ilişkin talep hakkı saklı tutularak, 1/1/1997 tarihinden itibaren 1997 yılı itibarıyle de net 15.000.000 TL'ye uyarlanmasına karar verilmiş; hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm, temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacı ile davalı arasında 1/1/1995 başlangıç tarihli, beş yıllık kira sözleşmesi bulunduğunda ve başlangıçta aylık kiranın 5.000.000 TL ve dava tarihinde de 15.000.000.- TL olduğunda uyuşmazlık yoktur.
Davacı, davasında sözleşme kurulurken 5.000.000 TL aylık kiranın çok düşük kaldığını, bu nedenle dava tarihi itibariyle artışlara rağmen kira bedelinin çok az olduğunu, bu nedenle günün şartlarına uyarlanmasını talep etmiştir. Kural olarak sözleşme kurulurken belirlenen aylık kiranın, tarafların çıkar dengesine uygun düştüğü kabul edilir. Hata ve yanılma sonucu kiranın belirlendiğinden bahisle de davacı bu kira sözleşmesinin iptalini talep etmemiştir. O halde, sözleşme kurulurken belirlenen aylık kira bedelinin o günün şartlarına uygun bir kira olduğunun kabulü zorunludur. Bu başlangıç kira bedelinden sonra zaman zaman taraflar kira parasını da ayarlamış olduklarına göre kirasının düşük olduğundan bahisle davacının uyarlama talep etmeye hakkı yoktur. Bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Temyiz Eden: Davalı vekili
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü.
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyutmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı HUMK'nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 21.10.1998 gününde, oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy