(743 S. K. m. 642, 933) (2981 S. K. m. 8, 9) (1086 S. K. m. 7)
Dava: Taraflar arasındaki "tapu iptali ve tescil" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Şişli 1.Asliye Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 18.6.1997 gün ve 1997/260 E - 654 K. sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 14.Hukuk Dairesi'nin 9.10.1997 gün ve 1997/6719-6722 sayılı ilamı;
(... Dava 2981 ve 3290 sayılı Yasalar uyarınca gecekondu sahiplerine tahsisen verilen yerlerin imar planları yapılmış olup da düzenlenen geometrik duruma göre her bir tahsis sahibine bedeli karşılığı verilen yeni imar parselli yerlerin tahsis kararına dayanılarak adına tescili talebinden ibarettir. 2981 sayılı Yasa uyarınca imarı yapılan yer yasada öngörülen ölçülerde kurulan imar parselleri vaki müracaatları üzerine idarece incelemeleri yapıldıktan sonra müracaat sahiplerine tahsisleri yapılmış ve bedelleri alınmış olduğundan idarenin artık imarca yapacağı başka bir işlem kalmadığı halde tapusunu tahsisen alan kişilere vermeyen Hazine, dava edilerek bu dava açılmıştır.
Davacının dayanağı 2981 ve 3290 sayılı yasalardır. Hazine, arazisini dağıtıp tapularını vermeyi üstlendiğine göre, davacılar bu haklarını kullanarak taşınmazların adlarına tescilini isteyebilirler. Bu nedenle tapu iptali ve tescil davaları adli yargıda açılmıştır. Tapu iptali ve tescil davaları idari kazaya tabi değildir. Hazinenin idari bir kararının iptali istenmemektedir. Bu sebeplerle mahkeme işin esasına girerek toplanan delilleri değerlendirerek davaya bakabilir. Bu hususlar gözetilmeden görevsizlik kararı verilmesi nedeniyle hükmün bozulması gerekmiştir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi Usul ve Yasa'ya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA, 06.05.1998 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy