(1086 S. K. m. 1, 8)
Dava: Taraflar arasındaki "elatmanın önlenmesi, tazminat" davasından davanın reddine dair verilen 3.12.1996 gün ve 1995/1317-1996/1244 sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 13.5.1997 gün ve 1997/1456-3708 sayılı ilamı;
(... 147 numaralı parsel Mahdut Mesuliyetli Yalova Sahil Mahallesi Arsa Yapı Kooperatifi adına kayıtlı iken kooperatifin talebi vechile tevhit ve ifraz görerek 27.1.1976 tarihinde 3399, 3400, 3401, 3402, 3403, 3404, 3405 ve 3406 numaralı müfrez parsellerin oluşturulduğu, 147 parsel numaralı tapu kaydının terkin edildiği, bilirkişi raporunda sarı renkle boyalı kısımların Kamu yararına yol, yeşil renkle boyalı kısımların ise yeşil saha olarak fark edildiği anlaşılmaktadır. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 35. maddesine göre, İmar mevzuatı uygulanan veya özel parselasyon yapılan yerlerde yol, yeşil saha ve bunun gibi Kamu hizmet ve tesislerine ayrılan yerler için eski malikleri tarafından mülkiyet iddiasında bulunulamaz. Bu bakımdan yol olarak ayrılmış bulunan sarı renkle boyalı kısımların belediyece kamunun yol olarak yararlanmasına açılması haksız bir muaraza olarak kabul edilemez. Yeşel daha olarak bırakılan yerden ise; A işaretli kesimin davalı belediye tarafından diğer davalıya çay bahçesi olarak kiraya verildiğinde çay ocağı binası yapılarak belediyenin kiracısı tarafından kullanıldığı anlaşılmaktadır, 3030 sayılı kanun kapsamı dışında kalan bölgeleri tanımları ve alan kullanılış şartları belirlenmiştir. Buna göre, sosyal ve kültürel alt yapı alanları kapsamında sayılan yeşil alanlar içine, toplumun yararlanması için ayrılan oyun bahçesi, çocuk bahçesi, dinlenme gezinti, piknik, eğlence kıyı alanları girmektedir. Çocuk bahçeleri, 0-5 yaş grubunun ihtiyaçlarını karşılayacak alanlardır. Parklar, kentte yaşayanların yeşil bitki örtüsü ile dinlenme ihtiyaçlarına cevap veren alanlardır. Piknik ve eğlence alanları, kentlilerin günü birlik eğlenecekleri ve dinlenebilecekleri alanlardır. Bu alanlara ne gibi tesisler yapılabileceği de anılan maddede açıklandıktan sonra sayılan tesisler dışında başka tesis yapılamıyacağı, bu tesisler kapsamında yapılacak binaların inşaat alanı ve yükseklik olarak anılan maddede öngörülen sınırlamaları aşamıyacağı belirtilmiştir. Davacı maddede öngörülen sınırlamaları aşamıyacağı belirtilmiştir. Davacı vekili tarafından söz konusu çekişmeli yarın yeşil saha amacı dışında kullanıldığı iddia edildiğine göre yukarıda açıklanan hususlar çerçevesinde; amaç dışı kullanımın olup olmadığı, çay ocağı binası olarak adlandırılan tesisin yönetmelikte öngörülen kısıtlamaları aşıp aşmadığı yönünden taraf delilleri toplanıp gerekli araştırma ve incelemeler yapılmalıdır. Davacı, idari bir tasarrufun iptalini istemediğine, 147 parsel üzerinde Kamuya ait yer olmadığının tespiti ile müdahale ve muarazanın men'ini istediğine göre, uyuşmazlığın çözüm yeri adli yargı olduğundan yukarıda açıklanan ilkeler çerçevesinde araştırma ve inceleme yapılarak bir karar vermek gerekirken idari yargıda görülmesi gerektiğinden bahsile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre. Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA, 27.05.1998 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy