(2981 S. K. m. 9, 10)
Taraflar arasındaki tapu iptali-tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Şişli Asliye 4. Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 3/6/1997 gün ve 1997/249-561 sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 14.Hukuk Dairesi'nin 7/11/1997 gün ve 1997/6276-7815 sayılı ilamı;
(
.Dava, 2981-3290 sayılı İmar Islah Yasası'nın uygulanması sırasında verilen tapu tahsis belgesine dayalı olarak açılan tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olup mahkemece verilen tapu tahsis belgesinin davacı bakımından idareyi tescile zorlayıcı bir belge olarak görülmediğinden davanın reddine karar verilmiştir.
Gerçekte tapu tahsis belgesi münhasıran davacıya tapu iptali ve tescil isteme yönünden bir hak vermez ise de, 2981-3290 sayılı Yasa'nın 9-10 maddeleri uyarınca ıslah imar planı yapılmış ve Hazine'ye ait taşınmaz imar görerek müstakil imar parsellerine bölünmüş ve tapuya da işlenmiş ise ifa olanağı doğacağından davacı şahsi hak doğuran bu tapu tahsis belgesine dayanarak adına tescilini isteyebilir.
Kağıthane Belediyesinin 27.5.1997 tarihli cevabi yazısı ile Kağıthane Tapu Sicil Müdürlüğü'nün 23/5/1997 tarih ve 374 sayılı cevabi yazısında dava konusu edilen 28 pafta 2633 parseldeki imar ıslah planı çalışması sonucu muhtelif parsellere ayrılıp tapuya da işlendiği bildirilmiş olmakla dosyaya gelen diğer belgelerle birlikte uzman bilirkişi aracılığı ile yerinde keşif yapılıp, davacının tapu tahsis belgesinin hangi imar parseline uyduğu belirlendikten sonra diğer şartları da yerine getirilmiş ise davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı nedenle ret kararı verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir
..) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
YARGITAY HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosya da ki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosya da ki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi Usul ve Yasa'ya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy