(818 S. K. m. 355, 366)
Dava: Taraflar arasındaki "alacak" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İstanbul 8.Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 14.10.1997 gün ve 1997/124 E- 414 K.sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 15.Hukuk Dairesi'nin 14.1.1998 gün ve 1997/5619-1998/46 sayılı ilamıyla; (... ölü babasının fotoğrafından belli ebatta büyütülerek yağlı boya tablo yapılması için davalı, davacıyla sözlü olarak anlaşmış iş bedeline mahsuben 10 milyon lira peşin ödemiştir. Davacı tabloyu yapmış, çerçevelenmesi için dava dışı kimseye verilen tablodaki kişinin babasına benzemediğini ileri süren davalı tabloyu kabul etmemiş, bedelini de ödememiştir. Dava, iş bedelinin tahsili istemiyle açılmış alınan bilirkişi raporuna bağlı kalınarak kabulüne dair verilen karar davalı yanca temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- Yanlar arasındaki ilişki eser sözleşmesinden kaynaklanmıştır. Davalının edimi iş bedelini ödemek, davacının edimi ise istenilen ebatlarda yağlı boya tabloyu amacına uygun biçimde yapıp teslim etmekten ibarettir. Tablonun davalı K.Ş.'nca babasına karşı şükran borcunu yerine getirmek, onun anısını kendisi ve tanıyanlarla yaşatabilmek, taze tutmak amacıyla yaptırıldığı inkar edilemez. İşin ehli olan davacının bu amacı bilemiyeceği de söylenemez. O halde yapılıp teslim edilecek tablonun bu amaca uygun olması şarttır. Tabloya esas olan fotoğraftaki kişi model olarak verilmiş değildir. Tabloda yer alacak insan resminin fotoğraftaki şahsın kişiliğini de olabildiğince yansıtması gerekir. Tabloya esas olan fotoğraf dışında, davalının babasının muhtelif zamanlarda ve değişik pozlarda çekilmiş fotoğraflarından davacının yararlanması da bu amaca erişilebilmesi içindir. Oysa, çıplak gözle bakıldığında dahi fotoğraflarında yer alan kişiyle tabloda yer alan kişi arasında bu konuda farklılığın varlığı bariz biçimde görülebilmektedir. Fotoğraftaki yüz ifadesi yerine, tabloda asık suratlı, sert diye nitelendirilecek ifadenin yansıtıldığı açıktır. Pantolon ve kravatta renk değişiklikleri ve tabiilikten uzaklaşmanın varlığı da bilirkişilerin bu konularda ki beyanlarını teyit etmemektedir. Tüm bunlar dikkate alındığında tablonun amacına uygun ve mükemmel olduğu söylenemez. Bilirkişilerin anılan ebatlarda yağlı boya tablonun yapıldığı tarih itibariyle yapım bedelinin ne olabileceğine dair takdir ettikleri değere davacının hak kazanması, tablonun amacına tam uygun, eksiksiz, kusursuz, tam yetkin, diğer anlatımla mükemmel olmasına bağlıdır. Mevcut tabloda bu koşulların varlığından söz edilemez. Öte yandan yapım şahsi maharete bağlı iş için davalının, davacıyı kendi serbest iradesiyle seçmiş olması ve bundan ötürü sonuca katlanması gerekir. Eser, reddini gerektirecek derecede ayıplı sayılmayacağına göre BK.nun 366.maddesince bilirkişilerce saptanan iş bedelinden değinilen hususlar nazara alınarak hakkaniyete uygun bir indirim yapılması suretiyle hükme varılması gerekirken, istemle bağlı kalınarak yazılı biçimde karar verilmesi isabetli olmamıştır.
3- Mahkemece sözleşmede iş bedelinin kararlaştırıldığı ve bunun ABD. doları üzerinden olduğu kabul edilmemiş, istem miktarının harca esas gösterilen 635 milyon olduğu kabul edilmiştir. Oysa davadan önce yaptığı ve mahkemece temerrüde esas alınan icra takibinde davacı bu değeri 542.450.000.TL. olarak göstermiş olmakla, bu miktarla bağlı olduğu gözden kaçırılarak, dava dilekçesinde bunu aşan değerin hükme esas alınması da kabule göre yasaya aykırı olmuştur...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
TEMYİZ EDEN: Davalı vekili
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, mahkeme kararında açıklanan gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, usul ve yasaya uygun bulunan direnme kararının onanması gerekir.
Sonuç: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile, direnme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 16.726.000 lira bakiye temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 23.09.1998 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy