(1086 S. K. m. 363, 414) (3402 S. K. m. 30, 36) (743 S. K. m. 639, 645)
Dava: Taraflar arasındaki "tescil" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Uzunköprü Kadastro Mahkemesi'nce davanın reddine dair verilen 21.8.1997 gün ve 1995/71 - 1997/226 sayılı kararın incelenmesi davacı ve müdahil vekilleri tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi'nin 3.11.1997 gün ve 1997/4918-4816 sayılı ilamı:
(... Kadastro sırasında çekişmeli taşınmazlar Asliye Hukuk Mahkemesi'nde dava konusu olduğundan söz edilerek malikhaneleri açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Davacı tarafından davalılar aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açılan tescil davası davaya konusu olan parseller hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesi'ne aktarılmıştır. Kadastro Mahkemesi'nde çekişmeli parseller tutanakları ile dava dosyasında birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve çekişmeli parsellerin davalı Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı R. U. ve müdahil M. A. vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece keşif giderlerinin yatırılmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmiş ise de giderlerin kimin tarafından yatırılacağı açıkça belirtilmediği gibi, giderlerin ayrıntılı ve dökümlü olarak toplam miktarı da gösterilmemiştir. Usulüne uygun olarak yapılmayan ihtar hukukça sonuç doğurmaz. Kaldı ki, ihtar geçerli olsa ve keşif delilinden sarfınazar edilmiş olsa bile dosyada bulunan diğer tüm deliller tartışılarak ve değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Davacı tarafından Asliye Hukuk Mahkemesi'ne açılan tescil davası, davaya konu olan taşınmazlar hakkında malikhaneleri açık bırakılarak tutanak düzenlenmesi nedeniyle Kadastro Mahkemesi'ne aktarılmıştır. 3402 sayılı Kadastro Kanunu"nun 30/2. maddesi gereğince mahalli mahkemelerden devredilen dosyalarda Kadastro Hakimi re'sen gerçek hak sahipleri adına tescile karar vermekle yükümlüdür. Davanın niteliği itibarıyla Kadastro Kanunu'nun 36/1. maddesi gereğince re'sen yapılması gereken soruşturma ve tebligat işlemleri için zaruri giderlerin ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere Hazine'ce karşılanması gerekirken bu konuda davacıya önel verilmesi doğru değildir. Ayrıca, davacı keşif gideri yatırmadığına göre keşif deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılır. Kadastro Mahkemesi'ndeki dava Asliye Hukuk Mahkemesi'ne açılan davanın devamı niteliğindedir. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde dört kez keşif yapılmış, davacının dayandığı vergi kayıtları, uygulanmış, vergi kayıtlarının taşınmazı kapsadığı yerel bilirkişilerce belirtilmiş, keşif yerinde dinlenilen yerel bilirkişi ve tanıklar zilyetliğin başlangıcı ve sürdürülmüş biçimi konusunda ayrıntılı bildirimde bulunmuşlardır. Kadastro Mahkemesi'ne aktarılan parsellerin Asliye Hukuk Mahkemesi'nde dava konusu olmadığına dair herhangi bir iddia da ileri sürülmemiştir. Bu nedenle davada keşif yapılması zorunluluğu da bulunmamaktadır. Yerel bilirkişi ve tanık beyanlarının incelenmesinden zilyetlikle iktisap şartlarının oluştuğu anlaşılmaktadır. Zira, bilirkişi ve tanıkların doğru söylemeleri asıldır. Tespit tutanaklarındaki bilirkişi beyanları da keşif sırasında dinlenilen bilirkişi ve tanık beyanlarını doğrulamaktadır. Mahkemece delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülmüş olması da isabetsizdir. Müdahil M.A.'nın bildirdiği deliller toplanarak ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yargılama giderlerinin yatırılamaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Direnme kararı açıklanan ve özel daire kararında gösterilen nedenlerle bozulmalıdır.
Sonuç: Davacı ve müdahil Mehmet Atilla vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının özel daire bozma kararında ve yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA, oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy