(2942 S. K. m. 12)
Dava: Taraflar arasındaki "kamulaştırma bedelinin artırılması" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Malatya Asliye 1. Hukuk Mahkemesi'nce davanın kabulüne dair verilen 15.4.1997 tarih ve 342 E., 214 K. sayılı kararın incelenmesi, davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 18. Hukuk Dairesi'nin 9.10.1997 tarih ve 6717-8955 sayılı ilamı ile; (... Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak; 1) Tapu kaydına ve takdir komisyonu raporuna göre tarla olan taşınmaz arsa olarak değerlendirilmiştir.
Yargıtay'ca da benimsenen Bakanlar Kurulu'nun 28.2.1983 tarih ve 1983/6122 sayılı kararı uyarınca, uygulama imar planı içinde yer almayan taşınmazın, arsa sayılabilmesi için belediye ya da mücavir alan sınırları içinde kalıp, iskana ayrılmış, belediye hizmetlerinden (belediyece-meskun olduğu için veya meskun hale getirileceği için sunulan yol, su, elektrik, ulaşım çöp toplama, kanalizasyon, aydınlatma vs.) yararlanması ve meskun yerler arasında yer almış olması gerekir.
Bu hususlar varsa, belediye başkanlığından sorulup alınacak cevap yazısına göre taşınmazın arsa niteliğinde olup olmadığının belgelendirilmemesi,
2) Anayola cephesi çok dar olan taşınmazda bu sebeple bir değer düşüklüğü söz konusu ise de, taşınmazın esasen mevcut şekli ve yüzölçümü dikkate alındığında % 5 değer kaybı verilerek fahiş bir sonuca ulaşılmış olması ve bu değer kaybının, çevredeki benzer kamulaştırmalar dikkate alınarak % 3'ü geçmemesi gerektiğinin dikkate alınmaması,
3) Artan bölümdeki değer kaybının, değerlendirmenin bir unsuru olan düzenleme ortaklık payı düşüldükten sonraki m2 değerinden yapılması gerekirken, önceki işlemde varılan sonuçtan indirilmesi suretiyle yüksek değerlere ulaşılmış olması,
Kabule göre de;
4) Dava konusu taşınmaza emsal alınan 1115 ve 266 nolu parsellerin alıcı, satıcı, satış tarihi ve satış bedelini gösterir tapu kayıtlarının getirtilip raporların denetlenmemiş olması,
5) Kamulaştırılan taşınmazın tapuda ferağı verilmediği ve el konulmadığına göre faize, kamulaştırılmanın kesinleşme tarihi olan 27.6.1996'dan hükmedilmesi gerektiğinin düşünülmemesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir...) gerekçesiyle bozularak, dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Sonuç:
Hukuk Genel Kurulu' nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra, gereği görüşüldü:
Karar: Mahkemece verilen nihai kararda, her ne kadar bozma ilamına direnildiği belirtilmiş ise de, taşınmazın arsa niteliğinin belirlenmesine, emsalin tapu kaydının getirtilmesine ve faizin başlangıcına dair bozma ilamının 1, 4 ve 5 numaralı bentlerine uyulduğu, bu konudaki ara kararında açıklanmıştır. Esasen bu konuda gerekli araştırma yapıldığından eylemli uyma söz konusudur. Yalnız bozma ilamının, kamulaştırmadan artan bölümdeki değer kaybının, taşınmaza verilen m2 değere göre hesaplanması ve bu değer kaybının yüzde 3'ü geçmemesi gerektiğine dair 2 ve 3 numaralı bozmalara karşı ise direnilmiştir
Hakim bilirkişi raporlannı her yönden denetlemek durumundadır. Bu denetimde, dosya içeriğine, maddi olgulara, aynı konudaki kamulaştırma davalarındaki belirlemelere aykırı olan hususların tespiti halinde yeknasaklığı sağlamak için bilirkişilerden bunları dikkate alan ek raporlar istemek veya kendisi re'sen bu tespitine uygun hesap yapmak durumundadır.
Diğer taraftan, Kamulaştırma Kanunu'nun 12. maddesinin (b) bendine göre, kamulaştırılan bölümdeki değer eksilmesinin kamulaştırılan bölüme biçilen değer üzerinden hesaplanması gerekli olup, bu değer kaybının, taşınmazın düzenleme ortaklık payı düşülmeden önceki m2 değeri üzerinden hesaplayan raporlara göre hüküm kurulamaz.
Bu itibarla;
1) Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Daire'nin bozma ilamının, kamulaştırmadan artan bölümündeki değer kaybının % 3'ten fazla olmayacağına dair 2. ve değer kaybının, kamulaştırılan bölümün belirlenen m2 değeri (düzenleme ortaklık payı düşüldükten sonraki) üzerinden hesaplanması gerektiğine ilişkin 3 numaralı bozmalarına uyulması gerekirken, bu konulardaki önceki kararda direnilmesi usûl ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
2) Taşınmazın arsa niteliğinin belirlenmesinde emsalin tapu belgelerinin dosyaya getirtilmesine ve faizin başlangıcına dair Daire bozma ilamındaki l, 3 ve 4 numaralı bozmalarına uyularak bu konularda deliller toplanıp, yeniden hüküm kurulduğundan, bu hususlar incelenmek üzere dosya 18. Hukuk Dairesi'ne gönderilmelidir.
Sonuç: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının yukarıda 1 numaralı bentte yazılı nedenlerden dolayı HUMK'nin 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, (2) numaralı bentte yazılı nedenlerle de, yeni hüküm incelenmek üzere dosyanın 18. Hukuk Dairesi'ne gönderilmesine, 13.5.1998 tarihinde, oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy