(2942 S. K. m. 11)
Taraflar arasındaki "kamulaştırma bedelinin artırılması" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Afyon 1. Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 14.8.1997 gün ve 1996/266 E-1997/340 K. sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tara tından istenilmesi üzerine, Yargıtay 18. Hukuk Dairesinin 24.11.1997 gün ve 1997/10436-11155 sayılı ilamı ile; (....Belediye Başkanlığından gelen yazılarda dava konusu taşınmazın hem 1/5000 ölçekli nazım imar planında hem de 1/1000 ölçekli uygulamalı imar planı içinde olduğu belirtilmiş belediye hizmetleri ile ilgili bir beyanda bulunulmamıştır.
Bir taşınmazın aynı anda hem nazım imar planında, hem de uygulamalı imar planında yer almasına olanak yoktur. Çünkü taşınmaz uygulamalı imar planına alındığında artık nazım imar planından çıkarılmış demektir. O nedenle taşınmazın gerçekten değerlendirme tarihi olan 13.9.1995 tarihi itibariyle uygulamalı imar planı içerisinde olup olmadığı saptanmalı; uygulamalı imar planı içerisinde değilse belediye hizmetlerinden yararlanmayan ve etrafı meskun olmayan yerin sırt nazım imar planında olması nedeniyle arsa sayılamayacağı dikkate alınarak, ona arsa niteliği verecek yoğunlukta belediye hizmetlerinden yararlanıp yararlanmadığı araştırılıp, değerlendirmenin buna göre yapılması gerekirken eksik inceleme ile ve çelişik beyanlara rağmen taşınmazın arsa olarak değerlendirilmiş olması, doğru değildir.
Dava konusu taşınmaz arsa olarak değerlendirilmiş olup yol, taşınmazı parçalara bölmekle arta kalan tüm bölümler bu yola cephe kazanmak ve azımsanmayacak kadar yeterli yüzölçümünde olduklarına göre değer kazanmakta ve kalan miktarlar itibariyle her türlü imar ve yapı çeşidine müsait iken, 5400 parselin solda kalan bölümü ile 705 parselin kalan bölümünde değer artışı olup olmadığı hususlarının incelenmemiş olması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
TEMYİZ EDEN : Davalı vekili
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Dava, kamulaştırma bedelinin artırılması istemine ilişkindir.
Mahkemece, 1/1000'lik uygulama imar planı bulunması nedeniyle, taşınmazın arsa niteliğinde olduğu gerekçe gösterilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Özel Dairece Belediye Başkanlığı cevaplarında taşınmazın hem 1/5000 ölçekli nazım imar planı, hemde 1/1000 ölçekli uygulama imar planı içinde kaldığının belirtildiğini, bir yerin uygulama imar planına alınması halinde nazım imar planından çıkarılmış olması gerektiğini, bu nedenle dava konusu taşınmazın uygulama imar planı içinde kalıp kalmadığının araştırılarak sonucuna göre niteliğinin saptanması, kamulaştırma nedeniyle açılan yola cephe kazanan kamulaştırmadan artan bölümlerde değer artışı olup olmadığı hususunun araştırılması gereğine işaretle mahkeme kararı bozulmuştur.
Hemen belirtelim ki "Belediyelerce yapılıp usulünce onaylanarak yürürlüğe konulan nazım imar planı kapsamındaki taşınmazlar, kamulaştırma hukuku yönünden arsa sayılabilir ise de, bu nitelendirmede; nazım imar planının ait olduğu idari birim (büyükşehir, il, ilçe, köy) belediye ve mücavir alan sınırları içindeki yerleşim ve nüfus yoğunluğu, ulaşım ve altyapı hizmetleri, yerleşim merkezine olan mesafe ile taşınmazın plandaki konumu ve kullanım biçimi gibi unsurlar da göz önünde bulundurulabileceği", 17.4.1998 tarih ve 1996/3 Esas, 1998/1 Karar sayılı İnançları Birleştirme Kararı gereğidir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Özel Daire bozma kararına ve yukarıda açıklanan Yargıtay İnançları Birleştirme Kararına uygun işlem ve araştırma yapılarak hüküm kurulmak üzere yerel mahkemenin direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında ve yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı HUMK.nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 3.6.1998 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy