(634 S. K. m. 10, 12) (1086 S. K. m. 561, 568, 569)
Dava: Taraflar arasındaki "ortaklığın giderilmesi" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Karşıyaka 1. Sulh Hukuk Mahkemesince aynen taksim isteminin reddine, ortaklığın satış suretiyle giderilmesine dair verilen 12.9.1997 gün ve E. 1996/1482 - K. 1997/712 sayılı kararın incelenmesi Davacılar vekili tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi'nin 2.12.1997 gün ve E.97/10236 - K.97/11570 sayılı ilamı:
(... Dosya içeriğinden anlaşıldığına göre dava konusu taşınmaz üzerindeki yapı bir zemin, beş normal kat ve çatı katından ibaret olup, 12 mesken ve dükkan bölümlerinden oluşmaktadır. Bilirkişi raporunda belirtilmemiş olmakla beraber kat adedi ve genel taksimatından anlaşıldığına göre kargir niteliğindedir.
Paydaşlar 4 kişi olup, her birinin paylarına tekabül edecek miktarda bağımsız bölüm tahsisi mümkündür.
Yapı, tasdikli mimari projesine göre inşa edilmiştir. Yapılan artan arsa boşluğunda, projesine göre park yeri olan yere bir dükkan yapılmış ise de projeye aykırı olarak bir dükkanın yapılmış olması, o dükkanın her zaman için eski hale getirebileceği cihetle bu yönde de bir engel bulunmamaktadır.
Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 10. maddesinin son fıkrası hükmüne göre kat mülkiyetine konu olmaya elverişli bir gayrimenkulün kat mülkiyetine çevrilmesine ve paylar denkleştirilmek suretiyle bağımsız bölümlerin ortaklara ayrı ayrı tahsisine talep üzerine 12. maddedeki belgeler tamamlattırılarak karar verilebilir. Gayrimenkulün imar düzenlemesi planına alınmış olması ve böyle bir planlama uygulandığında taşınmazın daha iyi değerlendirileceğine dair varsayım bu yasa hükmünün uygulanmasına engel değildir.
Bilirkişinin bu suretle dayanaksız kalan kat irtifakı ve kat mülkiyeti tesis edilemeyeceğine dair görüşüne dayanarak satışa karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; Mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi Usul ve Yasa'ya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA, 23.09.1998 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy