(634 S. K. m. 17)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara 8. Sulh Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 17/7/1997 gün ve 1997/280-803 sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 18. Hukuk Dairesinin 24/11/1997 gün ve 1997/9969-11236 sayılı ilamı ile;
(...Ana gayrimenkulde kat irtifakının tesis edildiği ve bir bölümünün iskan edildiği anlaşılmaktadır. Kat Mülkiyeti Kanununun 17. maddesinin son fıkrası hükmü, kat irtifakı kurulmuş ana yapılarda yapı fiilen tamamlanmış ve bağımsız bölümlerin 2/3'ü fiilen kullanılmaya başlanılmışsa ana yapının yönetiminde Kat Mülkiyeti Kanunu hükümlerinin uygulanacağını öngörmüştür. Dosya içerisine konulan 5. Sulh Hukuk Mahkemesinin 1997/10 sayılı dosyadaki bilirkişi raporlarından, yapının % 95'nin tamamlanmadığı, henüz binanın ikmal edilmediği inşaatın da Belediyece durdurulduğu anlaşılmakta ise de, yakıt giderinin istendiği dönemde ana yapının durumu bu dosya içerisinde saptanmamış ve yukarıda sözü edilen 17. madde son fıkrası hükmünde belirtilen hususların var olup olmadığı da araştırılmamıştır.
Ayrıca, taşınmazda kat mülkiyeti hükümlerinin uygulanması mümkün olmasa bile, Medeni Kanunun müşterek mülkiyet hükümleri ve sebepsiz zenginleşme yönlerinden davalının ana gayrimenkulün merkezi ısınma sisteminde harcandığı anlaşılan yakıtın payına düşen bölümünden sorumlu olup olmayacağı konusunda bir inceleme ve değerlendirme de yapılmamıştır.
Eksik inceleme ile davanın reddi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı HUMK. nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 16.12.1998 gününde, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy