(2004 S. K. m. 72)
Dava: Taraflar arasındaki Menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Adana 5. Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 29.5.1995 gün ve 1994/582 E-1995/381 K. sayılı Kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 27.9.1995 gün ve 1995/9959-1996/8363 sayılı ilamı ile;
... davalı kurumun elektrik abonesi olan davacının, kurum elemanlarınca yapılan kontrolde 4 adet girişi sayaçtan geçirmeden kaçak olarak elektrik kullandığı saptanmış olup, bu durumda davacının Elektrik Tarifeleri Yönetmelik hükümlerine göre kullandığı kaçak elektrik bedelinden sorumlu olacağı düşünülmeden olaya uygun düşmeyen bilirkişi mütalaasına dayalı olarak yazılı şekilde eksik tazminata karar verilmesi doğru görülmemiştir... gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Temyiz Eden: Davalı vekili
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı HUMK. nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, 27.05.1998 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Davacıya ait 3 nolu bağımsız bölüm ve bu bölümün elektriğinin alındığı diğer bağımsız bölümler üzerinde mahkemece yapılan keşif sonucunda uzman bilirkişiden alınmış olan bilirkişi raporunda açıklandığı üzere 3 nolu bağımsız bölüm için de müstakil abonelik tesis edildiği; bu bölüme getirilen elektriğin ise, ayırma sureti ile, diğer bağımsız bölümlerden temin edildiği; kolon hattının sıva altında bulunması, duvardaki sorti bağlantılarının karışık olması nedeni ile üç adet pirize giden elektriğin, sayaçtan geçmeksizin ulaştığı; bu durumun, elektrik aktarılması işleminde eski tesisata ait hatların bir bölümü kullanılırken yapılan hatadan ileri geldiği; yeni abonelik işlemi tesis edilirken davalı Kurum elemanlarınca yapılması gereken inceleme gerektiği gibi yapılmış olsa idi, bu durumun doğmayacağı anlaşılmıştır.
Ayrıca bunlara ek olarak; kaçak elektrik tespit tutanağının 15.4.1994'de düzenlenmesini takiben davacının davalı Kuruma 21.4.1994 tarihinde itirazda bulunduğu; bu itirazın, oluşturulan yeni bir teknik heyetçe mahallinde yapılan inceleme sonucu değerlendirildiği, 5 ay gibi uzun bir süre sonra yapılmış olan incelemede dahi maddi olgunun aynen belirlendiği hususları da birlikte değerlendirildiğinde; davacının itiraza ilişkin incelemenin yapılmasına kadar geçen süre içinde, önceki tespitleri akamete uğratmamak için tesisata müdahalelerde bulunmuş olmadığı; bu pirizlere giden elektriğin kaçak olduğunu bilmeksizin kullandığı ve bu suretledir ki, kusurlu olmadığı kanaatine varılmaktadır.
Olay tarihinde yürürlükte bulunan elektrik tarifeleri yönetmeliğinin 49 uncu maddesi hükmünce, kaçak elektriği kusuru olmaksızın kullanan abonenin sadece normal sarfiyattan sorumlu tutulması gerekip davacının buna karşı itirazının bulunmaması nedeni ile davanın kabulü yönündeki yerel mahkeme ısrar kararının onanması gerektiği görüşü ile sayın çoğunluğun bozma görüşüne katılmıyorum. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy