(818 S. K. m. 419)
Dava: Taraflar arasındaki "itirazın iptali" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesince davanın kısmen kabul - kısmen reddine dair verilen 19/4/1994 gün ve 1993/3 - 1994/95 sayılı kararın incelenmesi davacı vekilleri ve davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 16/5/1995 gün ve 1994/7760 Es. 1995/4234 Ka. sayılı ilamı;
(... Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın Karşıyaka Şubesinde 19780, 19762, 19783 19784, 19785, 23215, 21854 nolu vadeli hesaplar açtırdığını, bankanın mevduattan sorumlu müdür yardımcısının zimmetine geçirdiği paralarla yurtdışına kaçtığı haberinin duyulması üzerine, müvekkilinin hesap cüzdanları ile bankaya başvurduğunu, olumlu sonuç alınmaması üzerine 22.10.1992 tarihli ihtarname keşide edilerek toplam 3.530.887.656,- TL. talep edildiğini, bankanın bazı hesapların kayıtları bulunmadığını, bazılarında az miktar para bulunduğunu ihtara cevapta belirttiğini alacağın tahsili amacıyla yapılan ilamsız takibe bankanın itiraz ederek durdurduğunu, itirazın haksız olduğunu ileri sürerek davalının itirazının iptaline, takiben devamına, %40 inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili cevabında, banka kayıtlarında 23215 nolu hesabın bulunmadığını, 19785 nolu hesap 250.000.000,- TL. olarak açılmış görünüyorsa da kasaya para yatırılmadığından hesabın aynı gün iptal edildiğini, 19780 nolu hesabın 250.000.000,- TL. olarak 18.12.1991 tarihinde açıldığını, bu hesaptan çeşitli tarihlerde mahsup yapılarak çekilen paraların davacıya ve sahibi bulunduğu MBV Ltd. Şti'ne ait hesaplara virman yoluyla aktarıldığını, 19.6.1992 tarihine göre bakiyesinin 2.573.514,- TL. olduğunu, 19782 nolu hesabında 18.12.1991 tarihinde 250.000.000,- olarak açıldığını, çeşitli tarihlerde davacıya ait hesaplara virman yoluyla aktarıldığını, bu hesabın 19.6.1992 tarihindeki bakiyenin 3.122.528,- TL. olduğunu, 19783 ve 19784 nolu hesaplarında 18.12.1991 tarihinde açıldığını, çeşitli tarihlerde davacının diğer hesaplarına yapılan virmanlarla 19783 nolu hesapta 1.358.517. TL. 19784 nolu hesapta 1.236.492,- TL. kaldığını, 21854 nolu hesabın 634.000.000, - TL olarak 1 ay vadeli açıldığını, aynı gün bu miktar para kasaya girmediğinden iptal edildiğini, aynı tarihte bu kez 534.000.000,- TL. yatırıldığını, hesaptan çeşitli tarihlerde davacıya ait diğer hesaplara virman yoluyla aktarmalar yapıldığını, 8.2.1993 tarihi itibariyle hesap bakiyesini 8.048.484,- TL. olduğunu davacının hesap bakiyeleri haricinde talepte bulunamayacağını, banka görevlisi hakkında depo davası açıldığını, dosyaların birleştirilmesi veya depo davasının sonucunun beklenmesi gerektiğini, icra takibine banka kayıtlarına göre itiraz ediliğini, bu nedenle inkar tazminatı talep edilemeceğini, davacının banka kayıtlarına uymayan hesap cüzdanları ile kayıtlara aykırı talepte bulunamayacağını, banka hesap cüzdanlarında, uyuşmazlık çıkması halinde banka kayıtlarının geçerli olacağının yazılı olduğunu, banka kayıtları bilgisayarla tutulduğundan davacının elyazısı ile yazılan hesap cüzdanlarını kabu etmemesi gerektiğini, hesap cüzdanlarında çift imza bulunmadan bankanın sorumlu tutulamayacağını, banka personelinin görevini aşarak konusu suç teşkil eden fiilerinden bankanın sorumlu tutulamayacağını, hesap cüzdanlarında yazılı faiz oranları değil bankanın tayin edip Merkez Bankasına bildirdiği faiz oranlarının uygulanacağını, hesabın vadesinin bozulduğu durumlarda vadesiz hesap faiz oranlarının uygulanması geretiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre hesap cüzdanlarındaki yazı rakam ve imzaların banka görevlisine ait olduğu, banka görevlisi ile davacı arasında bankayı zarara sokmak için işbirliği bulunduğunun kanıtlanamadığı, iptal edildiği savunulan 19785 nolu hesap cüzdanının iptal edildikten sonra davacı elinden alınması veya ibraname düzenlenmesi gerektiği halde bankaca bu işlemlerin yapılmamasının bu hesabın varlığının kabulünü gerektirdiği, davacının virman ve mahsup talimatı olmadığı, faiz oranlarının tespiti ile ilgili Bankalar Kanunu'nun 37. maddesi nisbi emredici bir hüküm olduğundan davacıyı bağlamayacağı, davalı banka hükümetin izni ile kurulmuş bir kurum olması kurum olması nedeniyle BK.nun 99ve TTK.'nun 1466. maddelerine göre hesap cüzdanında yazılı sorumsuzluk kaydının kabul edilemeyeceği, banka görevlisinin birçok sahte işlemlerde bulunması nedeniyle bankanın takip üzeyrine talep edilen miktarları kabul etmesinin düşünülemeyeceği, bu hususlara yargılama sonucunda anlaşılacağından inkar tazminatı talep edilemeyeceği gerekçesiyle davalının itirazının iptaline, takibin 4.405.232.119,- TL. üzerinden devamına, her hesap için bankanın uyguladığı faizin dava tarihinden uygulanmasına karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere delillerin takdirine bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2 - Usulünce uygun düzenlenmiş ve yetkilisinin imzasını taşıyan hesap cüzdanı, müşterinin banka nezdindeki mevduatının kanıtlayıcı belgesidir. Banka hesap cüzdanındaki mevduat miktarınca müşteriye karış borçlu olup, bunu kanun ve sözleşme hükümlerine göre, geri ödemekle yükümlüdür. Bu niteliği dikkate alındığında, davalı banka yetkilisinin imzasının taşımayan 23215 nolu hesap cüzdanı ile bankanın sorumluluğundan sözedilemez. Mahkemece 23215 nolu hesap ile ilgili talebin reddedilmesi gerekirken, bu yönün gözden kaçırılarak bankanın sorumlu tutulması isabetsizdir.
3 - Davacının virman talimatı olmadan hesaplardan yapılan virmanların hukuken geçerli sayılması olanaksızdır. Ancak davacının 19780 ve 19782 nolu hesaplarından 20928 nolu hesaba yapılan virmanlar soncu bu hesaba kaydedilen paralar, hesap sahibine ödenmişse virmana zımnı muvafakat verdiğinin kabulü gerekir. Bu durumda da yapılan ödemeler davacının alacağından mahsup edilmelidir.
Ayrıca 19784 nolu hesaptan davacıya ait 20282 nolu hesapa 15.1.1992 tarihinde yapılan viranla bu hesap açılmış olup, bu hesaptan davacıya 2.3.1992 tarihinde ödeme yapıldığı kayıtlarda yer almaktadır. bu ödemeyi davacıyı kabul etmişs virmana muvafakat edilmiş sayılır ve bu ödemenin de mahsubu gerekir Aynı şekilde 20928 nolu davacıya avit hesaba yapılan 20.1.1992 tarihli 3.130.000.,- TL.'lık virman sonucu bu hesaptan davacıya ödeme yapılmışsa virmana muvafakatı var sayılmalıdır. Mahkemece bu yönler üzerinde durulmadan eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
4- Davacını dava konusu hesaplarından davacının ortağı bulunduğu MBV Ltd. Şti'ne talimatsız virmanlar yapılmıştır. Şirket ortağı davacı tarafından, şirketin 20072 ve 20147 nolu hesaplarına yapılan virmanlar sonucu aktarılan paralar ödenmişse bu ödemelerinde davacı alacağından mahsubu gerekir.
5 - Davacıya ait 19783, 19784 ve 21854 nolu hesaplardan davacının imzasıyla yapılan ödemeler davacıyı bağlar. Aksinin kabulü halende ise davacının sebepsiz zenginleşmesine yol açılmış olur. Ayrıca bazı ödemelerle ilgili olarak ödeme belgelerindeki imzanın davacıya aidiyeti araştırılmamıştır. 19784 nolu hesaptan 28.2.192 tarihli belgelerle yapılan 5.0212.227. TL. ve 5.000.000,- TL.'lık, 21854 nolu hesaptan 17.1.192 tarihli belge ile yapılan 3.000.000,-TL.lık ödemelerle ilgili makbuzlardaki imzaların davacıya ait olup olmadığı konusunda bilirkişi incelemesi yaptırılarak, imzalar davacıya aitse davacı alacağından mahsubu, aksi halde bu belgelerin geçerli bir ödeme belgesi olarak kabul edilmemesi gerekir.
6- Davacı, takip tarihine kadar işleyen faizi asıl alcağa ilave ederek toplan alacak üzerinden faiz talep etmiş, mahkemece bu talep kabul edilmiştir. Oysa BK.nun 104/son ve 3095 sayılı Yasanın 3. maddesine göre mükerrer faiz talep edilemez. Mahkemece mükerrer faize imkan verecek şekilde itirazın iptaline karar verilmeside anılan yasa hükümlerine aykırıdır.
7 - Davacı takip tarihinden itibaren vadeli mevduata verilen en yüksek faizi talep etmiş olup, bu talep ancak taraflar arasında temerrüt faizine yönelik bir sözleşme bulunduğunda uygulanır. Aksi halde işin ticari niteliği de dikkate alınarak reeskont faiziyle yetinilmesi gerekir.
8- Davacının temyizine gelince;
Davalı borçlunun itirazı haksız ve takip konusu alacak bilinebilir nitelikte olmasına göre, İİK.nun 67/2. maddesi uyarınca davacı lehine takipte haklı olduğu kısım üzerinden inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken, talebin reddi anılan yasa hükmüne aykırı olup, isabetsezdir....) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
1- Tarafların karışılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, mahkeme kararında açıklanan gerektirici nedenlere ve özellikle grofoloji sahasında uzman bilirkişiler aracılığıyla yaptırılan incelemede davalı bankaya ait 23215 numaralı mevduat hesap cüzdanında banka yetkililerinin imzalarının mevcut olmadığı ancak defterdeki yazıların bankanın müdür muavini Filiz Babalar'a ait bulunduğu saptanmıştır. Bir güven müessesesi olarak bankaların, kendilerini temsiy yetkisi verdiği ticari mümessil niteliğine haiz kişilerin bankacılık sahasında vaki eylem ve tasarruflarından mudailerine karşı sorumlu tutulması borçlar Kanunu'nun 449 ve onu izleyen maddeleri hükümleri gereğidir. bu itirbarla yerel mahkeme direnme kararı açıklanan nedenlerl yerindedir. Ne varki, direnme kararı açıklanan nedenlerle yerindedir. Ne varki, direnme kararı verilirken önceki hükümde %70 olarak belirlenen faiz oranı direnme kararında %79 olarak kabul edilmiş, yeni bir hüküm oluşturulmuştur. Ayrıca işin esasına yönelik temyiz itirazları da Özel Dairesince incelenmemiştir.
2- Diğer yönlerle ilgili Özel Daire bozma kararına ise mahkemece uyularak yeni bir hüküm kurulmuştur.
O nedenle uygun bulunan direnme hükmü yönünden işin esasına ve faiz yönünde yeni hükme yönelik temyiz itirazları ile diğer bozma nedenlerinde mahkemece kurulan yeni hükme yönelik temyiz itirazları ile diğer bozma nedenlerinde mahkemce kuluran yeni hükme yönelik temyiz itirazlarını incelenmesi ve advacı temyizinin değerlendirmesinn yapılması için dosyanın Özel Dairesi'ne gönderillemesi gerekir.
Sonuç: 1- Birinci bentte gösterilen sebeplerden dolayı direnme uygun olup, işin esasına ve faiz yönünden yeni hükme yönelik,
2- İkinci bentte gösterilen nedenlerden dolayı mahkemec uyma kararı verilerek oluşturulan yeni hükme yönelik,
Tarafların temyiz itirazlarıın incelenmesi için dosyanın 19. Hukuk Dairesi'ne gönderilmesine, oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy