(2004 S. K. m. 72) (6762 S. K. m. 702)
Dava: Taraflar arasındaki "menfi tespit, çek iptali, istirdat" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Bakırköy Asliye 7. Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 13.9.1996 gün ve 682-557 sayılı kararın incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenilmesi üzerine;
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 13.6.1997 gün ve 10210-6149 sayılı ilamı:
(... 1 - Davacı vekili hükmü 13.12.1996 tarihli dilekçesiyle temyiz etmiş ise de, dilekçenin temyiz defterine kaydı yapılmadığı gibi, temyiz harcının da yatırılmadığı anlaşıldığından, davacı vekilinin isteminin reddi gerekmiştir.
2 - Davalının temyizine gelince; Davalı, davacı vekilinin dava dilekçesinde ileri sürdüğü iddiayı kabul etmeyerek, davayı inkar etmiş ve dava konusu çekin gerçek ve yetkili hamili olduğunu savunmuştur. Bu durumda ve geriye dönüş cirosunun varlığının mutlaka gerekli olmadığı da gözetilerek, davacının iddiasını usulüne uygun delillerle kanıtlaması gerektiği düşünülmeden yetersiz araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA, 23.09.1998 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy