(743 S. K. m. 134) (1086 S. K. m. 68)
Taraflar arasındaki boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara 14. Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 26.3.1997 gün ve 1996/680 E- 1997/174 K. sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 12.9.1997 gün ve 1997/7549 - 8889 sayılı ilamı;
(... Hakim boşanma için gösterilen olayların varlığına vicdanen inanmadıkça sabit adedemez. İki tarafın bu konudaki kabulleri dahi hakimi bağlamaz, Hakim gösterilen delilleri serbestçe takdir eder. (MK. 150 md).
Boşanma davaları Kamu düzenini ilgilendirdiğinden Hakime geniş takdir hakkı tanınmıştır. Tarafların bu dava üzerinde serbestçe hareket etmek imkanı yoktur. Hakim evlenme sözleşmesiyle oluşan hukuki durumu mümkün olduğu ölçüde korumakla yükümlüdür. Toplumun en küçük birimini oluşturan ailenin korunması ön planda tutulur. Ancak evliliğin devamı toplumun düzenini zedeler hale gelmiş, toplum için sorun oluşturmaya başlamış ve evlilik, sosyal ve ahlaki yönden çökmüş ise, bu durumda evliliğin korunmasında gerek karı - koca ve gerekse çocuklar yönünden bir yarar kalmamış demektir. Hakimin böyle bir evliliği sona erdirmesi en uygun çözüm olacaktır.
Hakim belirtilen ilkeleri irdelemek bunlar hakkında yeterli bilgi toplamak evlilik birliğinin gerçekten onarılmaz şekilde kökünden bilgi toplamak evlilik birliğinin gerçekten onarılmaz şekilde kökünden sarsılıp sarsılamadığı hakkında bilgi ve kanaat sahibi olmak zorundadır. Sağlıklı bir sonuca ulaşılması olayların yeri, zamanı, ne şekilde oluştuğu, kimin davranışının öncelikli olduğu, karşı tarafın söz ve davranışlarının art niyetsiz bir tepki, bir öfke sonucu olup olmadığının bilinmesine bağlıdır.
O halde tanıklardan olaylar hakkında ne şekilde bilgi sahibi olduklarını, taraflarla olan ilişkilerinin derecesini, olayın geçtiği yer ve zamanını, olayların ne şekilde ve nasıl başladığını, bu olaylardan sonra tarafların bir birlerine karşı olan tutum ve davranışlarının ne şekilde geliştiğini, somut olayın karı koca arasında alışkanlık haline gelmiş bir davranışın veya sözün gereğimi, yoksa belirli bir amaca yönelmiş olarak mı söylendiği veya oluştuğu ve benzer konular etraflıca sorulmalıdır.
Dinlenen davacı tanıkları Şaban İrfan ile Serdarın sözlerinde geçen olayların günü ve yeri belirttirilmemiştir. O halde tanıkların mahkemeye verdiği bilgilerdeki olayların yeri ve zamanı tesbit edilip dava dilekçesindeki olaylar birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Eksik inceleme ile karar verilmesi Usul ve Yasaya aykırıdır...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı:
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek temyiz isteminin reddine ilişkin kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Yerel Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen kararın Özel Dairece bozulmasından sonra mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Davalının ilk vekili olan Av. Ali Çimeni 3.10.1997 tarihinde azlettiği, azil hususunun bu avukatın daimi işçisi imzasına 7.10.1997 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen keyfiyetin duruşma dosyasına 20.2.1998 tarihinde bildirildiği tartışmasızdır.
2.2.1997 tarihli direnme kararı davalı vekili Av. Ali Çimene 27.1.1988 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen, temyiz için öngörülen 15 günlük yasal süre geçirildikten sonra 20.2.1998 tarihinde, davalının sonradan tayin ettiği ikinci avukatı tarafından temyiz yoluna başvurulmuştur.
HUMK.nun 68. maddesinde ... vekil, müvekkili tarafından azolunduğunu dava zaptına kayıt veya tebliğ ettirmek suretiyle diğer tarafa bildirmedikçe... azlin o taraf hakkında hükmü yoktur. Sözlerine yer verilmiştir. Bu durumda yerel mahkemece sürenin geçmiş olması gözönüne alınarak 27.2.1998 gün 1997/715 - 741 sayılı ek kararla temyiz isteminin reddine karar verilmesi Usul ve Yasaya uygun olduğundan yerel mahkeme kararı onanmalıdır.
Davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Usul ve Yasaya uygun bulunan yerel mahkemenin 27.2.1998 gün 1997/715 - 741 sayılı ek kararının yukarıda açıklanan nedenlerle ONANMASINA, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy