(743 S. K. m. 31, 377) (YHGK 5.4.1995 T. 1995/2-155 E. 1995/256 K. )
Dava: Taraflar arasındaki "kayyımlığın kaldırılması ve tescil" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İstanbul 7. Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 25.12.1996 gün ve 1996/348 E-757 K. sayılı kararın incelenmesi kayyım ve Hazine vekilleri tarafından istenilmesi üzerine;
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 29.5.1997 gün ve 1997/4757-6131 sayılı ilamı:
(..... Mahkeme 9.12.1994 tarih ve 11226 esas sayılı Daire kararı ve Hukuk Genel Kurulu'nun 20.12.1995 tarih ve 1995/2-955 esas sayılı bozma ilamlarına uyulduğu halde Hazine'nin davaya dahili dışında bozma gerekleri yerine getirilmemiştir. Mahkemece yapılacak iş, bozma gereklerini yerine getirmek sonucuna göre hüküm kurmaktan ibarettir. Bu yön gözetilmeden eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir....) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Davacının istemi Medeni Kanun'un 377 ve 3561 sayılı Kanun'un 2. maddesi uyarınca düzenlenen kayyımlık kararının kaldırılması ile Vakıflar Kanunu'nun 29/2. maddesi uyarınca İstanbul-Eminönü ilçesinde 267 ada 25 parsel numaralı taşınmaz malın 1/2 M. oğlu M. M. ve 1/2 M. E. kızı Ş. E. adlarına olan paylarının davacı İdarenin temsil ettiği Vakıf adına tesciline ilişkindir.
Vakıflar Kanunu hükümlerine göre, on yıl içinde taviz vermek yolu ile icareteyn veya mukataa kayıtları terkin edilmemiş olan gayrimenkullerin mülkiyeti on yıl sonunda kendiliğinden mutasarrıflarına geçer ".... bu madde gereğince, mülkiyeti mutasarrıfına geçmiş olan gayrimenkullerde maliklerin Hazine'den başka varis bırakmadan ölümleri halinde Mülkiyet mahlulen vakfına rücu eder..." (Vakıflar Kanunu md. 29). Şu halde dava konusu gayrimenkulün önceki malikinin davacı idare tarafından temsil olunan icareli veya mukataalı vakıf olduğu, malik M. oğlu M. M. ve M. E. Kızı Ş. E.'nin, Hazine'den başka varis bırakmadan öldüğünün belirlenmesi halinde, tapu kaydının vakfa intikaline karar vermek gerekmektedir.
Davacı bu iddiayı her türlü delil ile ispat edebilir.
Dosya arasında bulunan tapu sicil müdürlüğü yazısında, dava konusu taşınmaz malın P. M. Paşa Vakfından İcareli olduğu, 1/2 payın M. oğlu M. M. ve 1/2 payında M. E. kızı Ş. E. adlarına kayıtlı bulunduğu anlaşılmaktadır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 25.1.1995 tarihli 1994/2-696-1 sayılı ve 5.4.1995 tarihli 1995/2-155-256 sayılı kararlarında açıklandığı üzere, davacı idarenin kendi birimlerine yaptırdığı tahkikat sonunda oluşturduğu mahluliyet kararları bu davalarda aksi ispat edilinceye kadar geçerli delil niteliğindedir. Davalı kayyım idarenin düzenlendiği mahluliyet belgesine (kararına) karşı çıktığı takdirde durumun yukarıda açıklanan Kanun hükmü çerçevesinde adli yargı mercilerince değerlendirilmesi gerekir.
Her şeyden önce dava konusu gayrimenkulün malikleri M. M. ve Ş. E.'nin kimliği tespit edilmelidir.
Dosya arasında bulunan Eminönü Tapu Sicil Müdürlüğü yazılarından dava konusu gayrimenkulün kadastro tespiti sonucu M. M. ve Ş. E. adlarına tescil edildiği anlaşılmaktadır.
Şu halde mahkemece yapılacak iş Kadastro tespit tutanaklarını celp etmek, kadastrodan önce tapulu ise bu tapu kayıtlarını getirtip tapu maliklerinin nüfus sicilinde kayıtlı oldukları yerleri belirlemek, nüfus idaresinden ölmüş olup olmadıklarını ve mirasçıları bulunup bulunmadığını araştırmak ve gerekirse davacıya Medeni Kanun'un 31 ve müteakip maddeleri uyarınca işlem yapması için yetki ve mehil vermekten ibarettir.
Bu yönler de gözetilerek Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken önceki kararda direnilmesi Usul ve Kanun'a aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalılar Kayyım ve Hazine vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının yukarıda açıklanan ve Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy