(743 S. K. m. 134)
Dava: Taraflar arasındaki "boşanma" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Saruhanlı Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 13.3.1997 gün ve 103-66 sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 2.Hukuk Dairesinin 5.3.1998 gün ve 887-2582 sayılı ilamı ile; (... Terk nedenine dayalı bir dava bulunmamaktadır.
Medeni Kanunun 3444 sayılı kanunla değişik 134/2. maddesinde yukarıdaki fıkrada belirtilen hallerde davacının kusuru daha ağır ise davalının açılan davaya itiraz hakkı vardır. Bununla beraber bu itiraz hakkın kötüye kullanılması niteliğinde ise ve evlilik birliğinin devamında davalı ve çocuklar bakımından korunmaya değer bir menfaat kalmamışsa boşanmaya karar verilebilir hükmü konmuştur.
Davacı kocanın evlendiği günden beri karısına bağımsız ev temin etmediği, zaman zaman dövdüğü, davalının babası evine gidip tekrar dönmesine rağmen kocanın dövme eylemlerine devam ettiği görülmektedir. Bu durumda davacı koca ağır kusurludur. Mahkemece de öyle kabul edilmiştir. Buna karşılık kadının kocasına karşı söylediği," seninle istemeden evlendim.." sözleri inandırıcı değildir. Söylendiği ortam ve zaman tesbit edilmemiştir. Zira kadın dövülmelere ve olumsuzluklara rağmen kocasının evine dönmüştür. Kocasının istemeyen kadının kocası evine dönmesi olağan bir hal değildir. Kısaca koca karısını müşterek haneyi terke zorluyor, kadın tahammül gösterdikçe dövüyor, koca ihkakı hakka gidiyor, koca tam kusurludur. Kaldı ki mahkemenin kabulüne göre de davalının davacıyı, cezalandırmak ona ceza cefa çektirmek için boşanmaya karşı çıktığı, bu süretle itiraz hakkını kötüye kullandığını kabule yeterli delilde bulunmamaktadır. Bu nedenle mahkeme hükmünün bozulması gerekirken temyiz incelenmesi sırasında bu yön gözden kaçmış ve hüküm onanmış olmakla onama kararının bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
TEMYİZ EDEN : Davacılar vekili
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edilidği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadik tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararınnı Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı H.U.M.K.nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine 14.10.1998 gününde, oyçokluğu ile karar veridi.
Full & Egal Universal Law Academy