(743 S. K. m. 377/1)
Dava: Taraflar arasındaki "kayyımlık kararının kaldırılması ve tescil" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Fatih 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce davanın kabulüne dair verilen 26.03.1997 gün ve 1996/759 E - 1997/202 K. sayılı kararın incelenmesi Kayyım vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 26.01.1998 gün ve 1997/13920-1998/812 sayılı ilamı ile; ( ...Dava konusu 15 sayılı parsel, maliki K. O. iken ölümü ile 1/6 payı kızı Şadiye adına tescil edilmiş, 5/6 payı da isimleri tespit edilemeyen 5 nefer evladına intikal ettirilmek üzere K. O. üzerinde bırakılmıştır. 1/6 pay sahibi Şadiye'ye husumet yöneltilip davada yeri sağlanmadan onun payını da kapsar biçimde 15 parselin tamamının tesciline karar verilmesi doğru değildir. Ne var ki, bu yön temyiz incelemesi sırasında görülmediğinden karar düzeltme isteğinin kabulü ile, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir... ) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Davanın konusunu oluşturan taşınmazın 1/6 payı Şadiye, 5/6 payı da Osman adına 08.02.1949 tarihinde intikalen tescil edilmiştir. Tapunun beyanlar hanesinde ( Osman'ın 5/6 hissesinin ismi malum olmayan beş çocuğuna ait olacağı da ) vurgulanmıştır. Osman adına kayıtlı 5/6 paya Fatih 3. Sulh Hukuk Hakimliği'nin 1992/710 sayılı karar ile kayyım tayin edilmiştir. Davacı Vakıflar İdaresi, Osman adına kayıtlı payın yanında Şadiye'nin 1/6 payının da tesciline karar verilmesini istemiştir. Osman davada kayyım tarafından temsil edilmiş ise de, 1/6 pay sahibi Şadiye'nin davaya iştiraki sağlanmamıştır.
Medeni Kanunun 377/1 maddesi bir kimse uzun zamandan beri gaip olup, bulunduğu yerin belli olmaması halinde Sulh Hakiminin o kişiye kayyım tayin edeceğini hükme bağlamıştır. 1/6 payın sahibi Şadiye'nin kimliği, ölü mü, sağ mı olduğu tespit edilememiştir. O halde, mahkemece; 1/6 pay sahibi Şadiye hakkında görevli mahkemede kayyım tayin ettirilmesi husumetin bu kayyuma yönetilmesi, yargılamada delillerinin sorulup toplanması ve hasıl olacak sonuca göre, karar verilmesi gerekir. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Hazine ve Kayyım vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında ve yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı HUMK'nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 23.12.1998 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy