(6831 S. K. m. 11)
Dava: Taraflar arasındaki tapu iptali, tescil, Orman tahdidine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Mersin 3. Asliye Hukuk Mahkemesince asıl davanın reddine, karşılık davanın kabulüne dair verilen 19.6.1996 gün ve 1995/124 E-1996/458 K. sayılı kararın incelenmesi davacı, karşılık davalı orman idaresi vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 18.2.1997 gün ve 1996/11968-1997/1606 sayılı ilamı ile; ... Davacı Orman Yönetimi çekişmeli 157 ada, 1 parsel sayılı taşınmazın kesinleşmiş orman tahdit sınırları içinde kaldığını bildirip, tapu kaydının iptali ile orman olarak Hazine adına tesciline karar verilmesini, diğer davacılar ve aynı zamanda davalı olan H.Ö. ve arkadaşları ise, anılan parselin tapulu arazi olup, orman olmadığını, bu nedenle çekişmeli yeri orman sınırları içine alan orman kadastro komisyonu işlemlerinin iptalini talep etmişler, yerel mahkeme Yönetiminin davasının reddine, gerçek kişilerin davalarının kabulüne, davalı 157 ada, 1 parsel sayılı taşınmazın 16.197.28 m2'lik kesimini orman sınırları içine alan orman kadastro komisyonu tutanaklarının iptaline karar vermiş, hüküm davacı Yönetim tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içindeki bilgi ve belgelerden, çekişmeli taşınmazın bulunduğu K... Köyünde ilk orman tahdit çalışmasının 1974-1975 tarihlerinde yapıldığı, bu tahdit sırasında düzenlenen 15.10.1974 tarihli tahdit çalışma tutanağı ile, 318 ila 322 orman tahdit sınır hattının tesis edilip, bu hattın sağ tarafının ... Devlet Ormanı, çekişmeli taşınmazın bulunduğu sol tarafının da komşu Ç... Köyünde kalan zeytinli tarla olarak nitelendirildiği, yapılan bu çalışmaların askı yoluyla ilan edilip, 12.11.1975 tarihinde kesinleştiği, bunu takiben aynı köye genel arazi kadastro çalışmaları yapmak üzere arazi kadastrosunun girdiği ve çekişmeli taşınmazın orman tahdit komisyonunun kabulünün aksine K... Köyü sınırları içerisinde kabul edip davacı-davalı gerçek kişiler adlarına tesbit ettiği, bu tesbitin de kesinleşip tapu siciline tescil edildiği daha sonra 1981-1982 yıllarında komşu Ç... Köyünde orman tahdit çalışmalarına başlanıldığı, bu köyde çalışan orman kadastro komisyonunun 16.4.1981 tarihli tahdit çalışma tutanağı ile, 37 ila 47 orman tahdit sınır hattını tesis edip, çekişmeli parselin 16.197.28 m2'lik kesimini orman sınırları içine alıp, çalışma sonuçlarını Ç... Köyünde 29.1.1982 tarihinde askı yoluyla ilan ettiği, bu ilanı takiben anılan parsel maliklerinin bir itirazda bulunmadıkları, Orman Yönetiminin ise, davalı 157 ada, 1 parselinin kalan bölümünün dahi orman olup, orman sınırları içine alınması gerekir denerek 30 günlük süre içerisinde itirazda bulunduğu, ancak itirazının reddedilip sonuçlarının aksi yoluyla 16.6.1989 tarihinde ilan edildiği, böylece Ç... Köyünde yapılan tahdidin orman yönetimi yönünden 16.12.1989, gerçek kişi davacı, davalılar yönünden ise, 29.1.1983 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Yerel mahkeme Ç... Köyünde yapılan orman tahdidinin ikinci kez yapılan tahdit olduğunu kabul etmiş ise de, açıklanan olgular karşısında aslında bunun ikinci bir orman tahdidi olmadığı açıktır. Çünkü K... Köyünde çalışmalar yapan orman kadastro komisyonunun Ç... Köyü sınırları içine kabul ettiği, çekişmeli parsel hakkında bir işlem yapmadığı, esasen kendi çalışma alanı sınırları dışında kalan yerler hakkında da zaten bir karar verebilmesinin düşünülemeyecek olması karşısında ikinci bir tahdidin varlığından söz etmek mümkün değildir.
Öte yandan, 3373 sayılı yasa ile değişik 6831 sayılı yasanın 11. maddesi gereğince, anılan değişikliği yapan yasanın yürürlüğe girdiği 28.5.1987 tarihinden sonra yapılıp kesinleşen orman tahditleri ile orman sınırları içine alınan tapulu taşınmaz maliklerinin, tapu kayıtlarına dayanarak 10 yıllık süre içerisinde, genel hukuk mahkemelerinde orman tahdidine itiraz davaları açabilmeleri olanaklıdır. Ancak bu tür davalarla, anılan tarihten önce yapılıp, kesinleşmiş orman tahditlerinin iptallerini istemek mümkün değildir. Somut uyuşmazlıkta ise, çekişmeli parseli orman sınırları içine alan Ç... Köyündeki orman tahdidi, yukarıda açıklandığı gibi gerçek kişiler yönünden 29.1.1983 tarihinde kesinleşmiş olup, tapu kaydına dayanarak 1987 yılından önce kesinleşmiş böyle bir tahdidin iptalini isteyemez. Bu nedenle gerçek kişilerin davalarının reddine, Orman Yönetiminin davasının kabulüne karar verilmesi gerekirken, değişik düşüncelerle yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı görülmüştür... gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Temyiz Eden: Davacı-karşılık davalı Orman İdaresi vekili
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Bozma ve direnme kararlarına konu olan davada, birleştirilen dosyalardaki dava konuları, orman sınırlamasına itiraz, tapu iptali, tescil, elatmanın önlenmesi ve kaldır.
Özel Daire bozma ilamındaki çoğunluk ve azınlık görüşü ile yerel mahkemenin direnme kararının irdelenmesinde görüleceği üzere, davaya konu olan taşınmazın konumunun duraksamaya ve tartışmaya yer vermeyecek biçimde belirlenmesi gerekmektedir. Oysa yapılmış olan keşifler ve düzenlenen krokiler bu bakımdan yeterli değildir.
Açıklanan eksiklikten dolayı, bu aşamada, hukuki niteleme yapma olanağı da bulunmamaktadır.
Dosya kapsamından anlaşıldığına göre, K... ve Ç... Köylerinde orman, Kuyuluk Köyünde ise, ayrıca genel kadastro çalışması yapılmıştır.
Bu bakımdan; uyuşmazlığın çözüme ulaştırılması için, anılan köylerde yapılan orman kadastrosu çalışmalarına ait, çalışma tutanakları ile, orman tahdit ve genel kadastro haritaları, orman tahdit çalışmalarının yapıldığı tarih itibariyle, her iki köyün ve gerektiğinde komşu köylerin sınırlarını da gösteren idari sınır belgeleri getirtilip, bu dosyada görev almamış, tarafsız, uzman iki orman mühendisi ile, aynı nitelikte bir harita mühendisi aracılığı ile uygulanması, dava konusu yer ve tahdit sınırları ile idari sınırların birlikte düzenlenecek rapor ve krokide ayrı renklerde gösterilmesi gerekmektedir.
Direnme kararı bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Davacı-karşılık davalı Orman İdaresi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı HUMK. nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, 29.04.1998 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy