(743 S.K. m. 918) (6831 S.K. m. 11)
Dava: Taraflar arasındaki "müdahalenin men'i, tapu iptali ve tescil" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Orhaneli Asliye Hukuk Mahkemesi'nce davanın reddine dair verilen 31/12/1997 gün ve 1997/44 A., 1997/254 K. sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 20. Hukuk dairesi'nin 21/4/1998 gün ve 1998/3459 3724 sayılı ilamı ile (...Orman Yönetimi, davaliya ait 13 parselin kesinleşen orman tahdidi içinde kaldığından bahisle tapu kaydının iptaliyle orman olarak Hazine adına tescil ve davalının müdahalesinin menini istemiştir.
Yerel mahkeme, taşınmazın kesinleşen orman tahdidi içinde kaldığını, ancak tupulu olması nedeniyle mahkemenin 10 yıllık süre içinde dava açabileceği gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir.
Dosya içeriğinden, yörede orman tahdidi 1993 yılında yapılıp kesinleştiği ve dava konusu taşınmazın orman tahdit sınırları içinde kaldığı anlaşılmaktadır. Davalının bu tahdidin iptaline ilişkin herhangi bir davası bulunmamaktadır. Kesinleşen tahdit iptal edilmediği sürece tahdit içinde kalan taşınmazlar hakkındaki tapu kayıtları hukuki değerlerini yitirirler.
Değinilen yön gözetilip, davanın kabulüne karar vermek gerekirken, aksine düşüncelerle yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
TEMYİZ EDEN : Davacı vekili
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere ve özellikle 6831 sayılı kanunun 11. maddesine göre bu davada, davalı tapusunun tapu hukuki niteliğini kaybedip salt delil niteliğine düşmesine, bu durum nedeni ile davalının 10 yıl içerisinde dava açma hakkının mevcut olmasına göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire Bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının özel daire bozma kararında ve yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı HUMK'nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 28/10/1998 gününde, oyçokluğu ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy