(506 S. K. Geç. m. 80, Ek m. 10)
Dava: Taraflar arasındaki muarazanın men'i ve tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Kayseri İş Mahkemesince davanın reddine dair verilen 23.12.1997 gün ve 1997/205 E-437 sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 5.3.1998 gün ve 1998/617-1542 sayılı ilamı ile;
(... Davada, 4056 sayılı Kanunla, 506 sayılı Kanuna eklenen geçici 80. maddeye dayanılarak yapılan sanatçı borçlanmasının geçerliliğinin tespiti istenmiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş ise de bu sonuç dosya içeriğine usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır.
Davacının M. Akay işyerinde halı dokuma ve desinatör işlerinde çalışmaları ile ilgili dinlenen tanıklar beyanda bulunmuşlardır. Tanıklar davacının desinatör olarak çalıştığı, yaptığı işlerin karşılığı ücret aldığını, geçimini sanatsal faaliyetten elde ettiği gelirlerle devam ettirdiğini 1979-1983 tarihleri arasında çalıştığını açıklamışlardır. Dosya içerisinden, sanatçı borçlanma belgesinin usulüne uygun olarak düzenlendiği, davacının istediği sürelerle ilgili borçlanmasını yaptığı anlaşılmaktadır. Bilirkişi de dosyadaki bilgi ve belgelere göre rapor düzenlemiştir. Müfettişlik raporunda da belirtilen işleri davacının kendi evinde yaptığına işaret edilmektedir.
Sanatsal faaliyetlerin serbestçe icrası asıldır. Sanatçının mutlaka bir işverene bağımlı olarak çalışmasını 4056 sayılı Kanun öngörmemiştir. 506 sayılı Yasanın Ek-10. maddesinde de işverene bağımlı olarak bir başka ifade ile hizmet akdi ile çalışma koşul olarak kabul edilmemiştir. Madde işveren ile sanatçı arasındaki mesleki ilişkiyi aramaktadır.
Dosyadaki bilgi ve belgelere göre, davacının sanatsal faaliyetten dolayı hayatını kazandığı anlaşılmasına karşın davanın reddi isabetsizdir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın, davanın kabulü yerine reddi usul ve yasaya aykırıdır...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: 1- Davalı Sosyal Sigortalar Kurumu yararına dava reddedilerek hüküm kurulmuş olduğundan anılan Kurumun temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekir.
2- Davacının temyiz istemlerinin incelenmesinde: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre. Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: 1- Açıklanan nedenlerle davalı Sosyal Sigortalar Kurumunun temyiz isteminin REDDİNE,
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı HUMK. nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 23.09.1998 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy