(506 S. K. m. 19, 26)
Dava: Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Antalya İş Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 30.3.1998 gün ve 1997/75-1998/134 sayılı kararın incelenmesi davalı M.G. tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 11.6.1998 gün ve 1998/4424-4340 sayılı ilamı ile ...
1- Dava, nitelikçe Sosyal Sigortalar Kurumu tarafından karşılanmayan zararın giderilmesi istemine ilişkindir. Bu nedenle, bu tür uyuşmazlıklarda, öncelikle zararlandırıcı sigorta olayının iş kazası niteliğinde olup olmadığı, sigortalının meslekte kazanma güç kayıp oranı ve bu orana göre, Kurum tarafından bağlanan peşin sermaye değerinin, hiç bir kuşku ve duraksamaya yer vermeksizin araştırılıp saptanması gerektiği söz götürmez. Oysa mahkemece açıklanan doğrultuda inceleme ve araştırma yapmaksızın yargılamanın sonuçlandırıldığı dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Yapılacak iş, davanın niteliği göz önünde tutularak davacıya olayın iş kazası sayılması ve buna bağlı olarak Kurumdan gelir bağlanması için Sosyal Sigortalar Kurumu aleyhine dava açması için önel verilmek ve verilen önelin sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
2- Zararlandırıcı sigorta olayına maruz olan sigortalının eşi M. sigortalının nikahsız eşi olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, tazminat isteminde bulunan nikahsız eş olması, 31 yaşında ve iki çocuklu bulunması ve sosyal durumu nazara alındığında, nikahlı eşe nazaran evlenme olasılığının daha fazla olduğu söz götürmez. Bu bakımdan, nikahsız eş için % 7 oranındaki evlenme şansının az olduğu ortadadır.
O halde, davalı M.G.'nin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli, karar bozulmalıdır... gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Temyiz Eden: Davalı M.G.
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Dava, iş kazası sonucu öldüğü iddia edilen işçinin yakınları tarafından Sosyal Sigortalar Kurumu hasım gösterilmeden, işveren ve işveren vekili aleyhine açılan, maddi ve manevi tazminat isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davalılardan C.G. hakkındaki davanın HUMK. nun 409. maddesi gereğince işlemden kaldırılmasına, diğer davalı yönünden isteğin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karar Özel Dairece bozma ilamında yer alan nedenlerle bozulmuştur. Öncelikle belirtelim ki, işverenin sorumluluğu olayın iş kazası olduğunun tespitine bağlıdır. O nedenle Sosyal Sigortalar Kurumu davada taraf olmalıdır. Diğer taraftan; nikahlı eş ile fiili beraberliğini sürdüren nikahsız eş arasında farklı bir yöntem çizilmemesi gerekir ise de hükme esas alınan % 7'lik evlenme şansı oranını belirleyen bilirkişi raporu bu orana ne şekilde ulaşıldığı yönünden kontrole elverişli ve yeterli görülmemiştir. Bu yön dayanak ve gerekçeleri gösterilmiş temyiz incelemesine yeterli bilirkişi ek raporu ile yeniden belirlenmeli, hasıl olacak sonuca göre karar verilmelidir. Açıklanan nedenlerle usul ve yasaya aykırı bulunan direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalı M.G.'nin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı HUMK. nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, 02.12.1998 gününde oyçokluğu ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy