(506 S. K. m. 5)
Dava: Taraflar arasındaki itibari hizmet süresinin tesbiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İstanbul 2.İş Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 18.3.1998 gün ve 1997/317 E- 1998/209 K. sayılı kararın incelenmesi davalı SSK. vekili tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 21.Hukuk Dairesinin 11.6.1998 gün ve 1998/4037-4369 sayılı ilamı ile;
(...Gemi adamlarının 2098 Sayılı Yasa ile getirilen itibari hizmetten yararlanma hak ve koşulları 20.6.1987 gün, 3395 Yasa ile kabul edilmiştir. Sözü edilen Yasa'nın yürürlüğünden önceki dönemlerin geriye yönelik olarak sözü edilen Yasa kapsamında kabulü usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalı SSK. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı HUMK. nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 23.12.1998 gününde, oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Gemi adamı olan davacının 2098 sayılı Yasa ile getirilen itibari hizmetten yararlanma hak ve koşulları 20.6.1987 gün ve 3395 sayılı Yasa ile kabul edilmiştir.
Mahkeme 8.4.1980-19.5.1995 tarihleri arasında ki, hizmet süresinin itibari hizmet değerlendirilmesinde göz önüne alınması yönünde karar vermiş ve Özel Daire ise, Yasa'nın 20.6.1987 tarihinde yürürlüğe girmesi karşısında geriye dönük olarak karar verilemeyeceği gerekçesiyle kararı bozmuştur.
Ancak, 2098 sayılı yasanın geçici 1.maddesinde, bu yasanın yürürlüğe girdiği tarihe kadar, bu yasaya tabi işyerlerinde çalışan sigortalının hizmet hesabında bulunacak itibari hizmet günü sayısı toplamı prim borçları, borçlanma suretiyle sigortalıca ödenmek kaydıyla sigortalılık süresinden indirilir, denilmektedir. Yasanın bu düzenlemesi karşısında davacının borçlanma isteği olup olmadığı ve prim borçlarını borçlanmak suretiyle ödeyip ödemediğinin araştırılması Dairece istenmediğine ve Sosyal Sigortalar Kurumu da yasadan önce ki, çalışmalar için normal prim ödemeyi yeterli saydığı dosyada ki, belgelerden anlaşılmasına göre, bozma gerekçesiyle bağlı kalınma ilkesinden hareketle ve bozmanın mahiyetine göre kararın onanması görüşündeyim. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy