(1086 S. K. m. 283)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Bafra Sulh Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 2.9.1997 gün ve 1997/217 E- 664 K. sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 22.1.1998 gün ve 1997/12162 -1998/355 sayılı ilamı ile;
... Davacı; kardeşi olan davalı ile 3.10.1994 tarihinde yaptıkları sözleşme ile davalının 1994-1995-1996 yıllarında yakıtının davacının karşılaması şartı ile tarlalarının çiftini sürmeyi ve her sene su kuyularını doldurmayı, eğer bunları davalı yapmazsa kendisinin başkasına yaptırdığı takdirde, bedelini ödemeyi taahhüt ettiğini, bu üç yıl süresince davalı çifti sürmeyip su depolarını da doldurmadığı için başka kişilere yaptırıp bedelini bu kişilere ödediğini bayanla, üçüncü kişilere ödediği 100.000.000 liranın tahsilini talep etmiştir.
Davalı; akaryakıtın hazır edilerek borcunu yerine getirmesi için davacıdan davet gelmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davacının üç yıl boyunca davalıyı yakıtı hazır ederek davet etmediğini davacının kendi edimini yerine getirmediği belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.
Dosyada bulunan 3.10.1994 tarihli ve 13907 nolu noter satış sözleşmesine göre davacı İ. işçi 1/2 hissedar olduğu traktördeki hissesinin tamamını davalı kardeşine satmıştır. Yine aynı tarihli traktör satış sözleşmesinin numarasını takip eden 13908 nolu sözleşme ile davaya konu yükümlülükleri içeren sözleşme taraflarca imzalanmıştır. Bu sözleşmede traktörün mevcut olan borcunun dava dışı ... Köyü Tüketim Kooperatifine davalı tarafından ödeneceği kararlaştırılmıştır.
Bu durumda; 3.10.1994 tarihli sözleşmede davalıya getirilen yükümlülükler, yine aynı tarihli sözleşme ile satılan traktörün bedelinin bir kısmına ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemece yaptırılan 18.6.1997 tarihli bilirkişi incelemesinde belirtilen miktara, her iki taraf vekilin de 23.7.1997 tarihli oturumda bir diyeceğimiz yoktur beyanı da gözönüne alınarak bilirkişinin saptadığı miktara hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır ... gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Temyiz Eden: Davacı vekili
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı HUMK. nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, 01.07.1998 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy