(818 S. K. m. 47, 53)
Dava: Taraflar arasındaki Tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İstanbul Asliye 8. Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 8.10.1996 gün ve 1995/195 E.-1996/460 K. sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 10.4.1997 gün ve 1996/14339-3901 sayılı ilamı ile; ... 1 - Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının maddi tazminata ilişkin talebi reddedilmelidir.
2 - Manevi tazminat talebine gelince; davacı davalının baskısı ve nüfuzu sonucu onunla cinsel ilişkide bulunduğunu belirterek talepte bulunmuştur. Davalı hakkında açılan Kamu davası sonucu reşit olmayan mağdurenin rızaen ırzına geçip kızlığını bozmaktan dolayı mahkum olduğu, hükmün kesinleştiği görülmüştür. Ceza mahkumiyetine ilişkin dosyadaki delillere göre davalının davacı üzerinde nüfuzunu kullandığı açıktır. Her ne kadar aynı dosyada davacı, 12.5.1994 tarihinde verdiği dilekçede sanıkla evleneceği bu itibarla şikayetim yoktur biçiminde istemde bulunmuş ise de, bu talebi sanığın hukuka aykırı eylemini ortadan kaldırmaz ve davacının kişilik haklarının saldırıya uğramaması sonucunu doğurmaz. Esasen davalı mahkum da olmuştur. BK.nun 53. maddesi gereğince bu karar da hukuk hakimini bağlar. Mahkemenin açıklanan bu olguları gözeterek manevi tazminat konusunda bir karar vermesi gerekirken tümden reddi usul ve yasaya aykırıdır... gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Temyiz Eden: Davacı vekili
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı HUMK. nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, 11.02.1998 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy