(818 S. K. m. 47, 49)
Dava: Taraflar arasındaki "maddi ve manevi tazminat" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Kadıköy Asliye Üçüncü Hukuk Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 17.10.1996 gün ve 95/163 E.-96/814 K. sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay Dördüncü Hukuk Dairesi'nin 15.5.1997 gün ve 97/1360 E.-5324 K. sayılı ilamıyla;
(.. 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacılardan Y.'e yönelen tüm temyiz itirazları ile M. ve E.'a yönelik aşağıdaki kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Davacılar M. ve E. kalıcı sakatlık bırakmayan çocukları Y.'in elinden yaralanması dolayısıyla manevi tazminat istemişler ve mahkemece de o yolda hüküm kurulmuştur. Borçlar Kanununun 47. maddesi uyarınca ona olanak bulunmadığı gibi somut olayda 49. maddenin koşulları da gerçekleşmiş değildir. Yansıma yoluyla manevi tazminat verilmesine de yasal olanak bulunmadığından, onların bu isteklerinin reddedilmesi gerekirken, gerekçesiz olarak manevi tazminata karar verilmiş olması bozma nedenidir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Temyiz eden: Davalı vekili
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere ve özellikle davacıların çocuğunun avuç içlerinde (7) gün iş ve gücünden kalacak derecede yaralandığı, hayati tehlike geçirmediği, kalıcı bir iz de bırakmadığı anlaşılmaktadır. Borçlar Kanununun 47. maddesinin anlatım ve amacı itibariyle zarar görenin ancak ölümü halinde yakınlarına manevi tazminat ödenmesi öngörüldüğüne göre, anılan maddenin bu olayda uygulama alanı bulunmadığı açıktır. Şu durumda sorunun, çözümünde başkaca bir yasal dayanağın olup - olmadığı araştırılmak gerekir. Genel bir nitelik taşıyan Borçlar Kanununun 49. maddesi kişilik haklarına saldırı halinde manevi tazminata hükmedilmesini hüküm altına almıştır.
Kişilik hakları, kişinin yaşamı, sağlığı, vücut ve ruh bütünlüğü ile toplum içindeki yerinin koruyan haklar olduğu ve bunların fiziki, duygusal ve sosyal kişilik değerleri içerdiği gözetildiğinde, somut olaydaki duruma göre, davacıların çocuğunun yaralanmasının, duygusal değerlere saldırı kapsamı içine girip girmediği konusu üzerinde durulmak gerekir. Duygusal kişilik değerler, kişinin toplum içindeki yeri, birlikte yaşadığı ailesi ve yakınlarının değer alanı içine giren haklardır. Bu haklar, kişinin bizzat şahsına bağlı olmayıp özellikle aile hukuku içinde yer alan değerlerdir. Bu bağlamda Borçlar Kanununun 49. maddesindeki düzenleme itibariyle, kişinin bizzat değil de, yakınlıklarının (karı-koca, ana-baba ve çocukları) ağır yaralanması gibi somut olayın kendisine özgü ağırlığının ve özelliğinin zorunlu kıldığı olguların ortaya çıkıp kanıtlanması halinde duygusal değerlerin ihlal edildiği ve bozulduğu böylece aile birliği içinde korunması gereken gönül bağlılığının zarar gördüğünün kabulü gerekir.
Somut olayda, az yukarıda açıklanan koşullar kanıtlanmadığı gibi davacıların çocuklarının ağır biçimde yaralanmadığı, anlık bir heyecan ve üzüntünün de, Borçlar Kanunu 49. maddesinin koruduğu değerler bakımından kişilik haklarına saldırı teşkil edecek düzeyde ulaşmadığı, böylece manevi tazminatın gerekmediği sonucuna varılmıştır. O nedenle Hukuk Genel Kurulu'nca benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararını Özel Daire bozma kararında ve yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı HUMK. nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine 01.04.1998 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy