(2942 S. K. m. 14)
Dava: Taraflar arasındaki "kamulaştırma bedelinin artırılması" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Borçka Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 11.03.1997 gün ve 1995/723-74 sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 5. Hukuk Dairesi'nin 22.09.1997 gün ve 1997/12641-13063 sayılı ilamıyla; ( ...1- Kamulaştırma Kanununun 14. maddesi uyarınca bedel artırma davalarının 30 günlük hak düşürücü süre içerisinde açılması gerekir. Kamulaştırma işlemi davacıya 20.09.1995 tarihinde tebliğ edilmiş, dava ise 30 günlük hak düşürücü süre geçtikten sonra 23.10.1995 tarihinde açılmıştır.
Bedel arttırma davasının hak düşürücü süre yönünden reddi yerine işin esasına girilip bedel artırma davasının kabulüne karar verilmesi,
2- Dava tarihinde yürürlükte olan avukatlık ücret tarifesinde avukatlık ücretinden indirim yapılmasına ilişkin bir hüküm bulunmadığına göre davalı lehine hükmedilen vekalet ücretinden indirim yapılması, doğru görülmemiştir... ) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Dava, kamulaştırma bedelinin artırılması istemine ilişkindir.
Yerel Mahkemenin davanın kısmen kabulüne dair kurduğu hüküm özel dairece; "kamulaştırma işleminin davacıya 20.09.1995 tarihinde tebliğ edildiğini, davanın ise 30 günlük hak düşürücü süre geçtikten sonra 23.10.1995 tarihinde açıldığını,
Bedel artırma davasının hak düşürücü süre yönünden reddi yerine işin esasına girilip bedel artırma davasının kabulüne karar verilmesi gereğine değinilerek bozulmuştur. Ne var ki, Yerel Mahkemece; kamulaştırma belgelerinin getirtildiği, kamulaştırma işleminin davacıya 20.09.1995 tarihinde tebliğ edildiği, davanın Kamulaştırma Kanununun 14. maddesinde yer alan 30 günlük hak düşürücü süre geçirilmeden 20.10.1995 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır. O nedenle Yerel Mahkemenin bu yöne ilişkin direnmesi yerindedir. Onanması gerekir.
Ancak, Yerel Mahkemenin kurduğu karara yönelik esasa ilişkin temyiz itirazları Özel Dairece incelenmemiştir. Bu nedenle dava dosyası Özel Dairesine gönderilmelidir.
Sonuç: Yukarıda açıklandığı üzere direnme kararının onanmasına, esasa ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın 5. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 11.02.1998 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy