(2942 S. K. m. 11) (YİBK 17.4.1998 T. 1996/3 Esas, 1998/1 K.)
Taraflar arasındaki "kamulaştırma bedelinin artırılması" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara Asliye 20. Hukuk Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 19.11.1996 gün ve 1995/741, 1996/813 sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 24.11.1997 gün ve 1997/14764-17402 sayılı ilamı ile; (...Mahkemece bilirkişi incelemeleri yaptırılmıştır. Alınan raporlar da dava konusu taşınmaza arsa niteliğine göre değer biçilmiştir. Bir taşınmaza arsa olarak değer biçilebilmesi için belediye imar planı sınırları içinde olması, olmadığı takdirde, belediye veya mücavir alan sınırları içinde olmakla birlikte etrafının meskun olması ve belediye hizmetlerinden yararlanması gerekir. Altındağ Belediye Başkanlığının cevabi yazısından dava konusu taşınmazın açıklanan niteliklere sahip olmadığı anlaşılmakla arsa niteliğinde değildir. Bu itibarla içinde Ziraat Mühendisi de bulunan 1. bilirkişi kurulundan ek rapor alınması ve sonucuna göre yeniden keşif yapılmasına gerek olup olmadığının taktiri gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile hüküm kurulması, doğru görülmemiştir. ...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
TEMYİZ EDEN: Davalı vekili
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Dava kamulaştırma bedelinin artırılması istemine ilişkindir.
Özel Daire ile yerel mahkeme arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın tarım arazisi veya arsa olup-olmadığının belirlenmesinde toplanmaktadır.
Mahkemece mücavir alan içinde kalan taşınmazın birbirini doğrulayan bilirkişi heyet raporlarına göre belediye hizmetlerinden yararlandığı ve arsa vasfında bulunduğu gerekçe gösterilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Özel Dairece, Altındağ Belediye Başkanlığının cevap yazısına göre, dava konusu taşınmazın meskun olmaması, belediye hizmetlerinden yararlanmaması ve netice olarak, arsa niteliğinde bulunmaması, bu itibarla içinde ziraat mühendisi de bulunan ilk bilirkişi kurulundan rapor alınması ve sonucuna göre yeniden keşif yapılmasına gerek olup olmadığının takdiri gerekeceği belirtilerek hüküm bozulmuştur. Oysa "Belediyelerce yapılıp usulünce onaylanarak yürürlüğe konulan nazım imar planı kapsamındaki taşınmazlar, kamulaştırma hukuku yönünden arsa sayılabilir ise de, bu nitelendirmede; nazım imar planının ait olduğu idari birim (Büyükşehir, İl, İlçe, Köy) belediye ve mücavir alan sınırları içindeki yerleşim ve nüfus yoğunluğu, ulaşım ve altyapı hizmetleri, yerleşim merkezine olan mesafe ile taşınmazın plandaki konumu ve kullanım biçimi gibi unsurlar da gözönünde bulundurulabileceği" 17.4.1998 tarih ve 1996/3 Esas, 1998/1 sayılı İnançları Birleştirme Kararı gereğidir.
O nedenle az yukarıda açıklanan Yargıtay İnançları Birleştirme Kararına uygun işlem ve araştırma yapılarak hüküm kurulmak üzere yerel mahkemenin direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı HUMK. nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 11.11.1998 gönünde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy