(818 S. K. m. 260)
Dava: Taraflar arasındaki "tahliye-alacak" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Eskişehir 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce davanın reddine dair verilen 19.12.1996 gün ve 1996/1115-1373 sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 3.3.1997 gün ve 1997/1700-1816 sayılı ilamı:
(... Dava temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesi ve kira alacağı istemine ilişkindir. Mahkeme davanın reddine karar vermiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalı kiracının 1.5.1996 kira yılı başından itibaren eksik ödeme yapıp yapmadığı ve bu yüzden temerrüde düşüp düşmediği noktasıdadır. Taraflar arasındaki kira sözleşmesinin 1.5.1995 başlangıç tarihli ve 1 yıl süreli olarak yapıldığı ilk yılın aylık kira bedelinin 4 milyon lira olmasının kararlaştırıldığı ve özel şartlar 4. maddesinde diğer yıllar için % 65 oranında artışın öngörüdüğü dosyadaki yazılı sözleşmeden anlaşılmaktadır. Davalı bu yazılı sözleşmedeki imzayı kabul etmiş kiralanana 1992 yılında girdiğini, ibraz olunan sözleşmenin boş olarak imzalanmışken davacı tarafça sonradan doldurulduğunu hakikatte kira bedelinin arttırılması şartı bulunmadığını aylık kiranın 4 milyon TL olduğunu savunmuştur.
Davalı davacının ibraz ettiği sözleşmedeki imzasını inkâr etmediğine göre orada yazılanların doğru olmadığı ve arttırım şartı bulunmadığı yolundaki savunmanın aynı kuvvet haiz belge ile kanıtlanması gerekir. Davalının böyle bir delil getirmediği görülmektedir. Davalı davacının Eskişehir İcra Tetkik Mercii Hakimliğinin 1995/717 esas 1996/116 karar sayılı dosyasında kira parasının 4 milyon ira olduğunu kabul ettiğini o şekide sulhe vardıklarını o durumda savunmasını doğruladığını bildirmiştir. İcra taibinin ve tetkik merciindeki uyuşmazlığa konu olan kira paralarının 1.5.1995 yılında başlayan ilk kira yılına ait olduğu o dosyalar içeriğinden anlaşılmaktadır. Bu sebeple davacının tetkik merciinde 6.3.1996 tarihinde vaki olan açıklamasının yine ilk yıl kira bedeline ilişkin olduğunun kabulü icap eder. O ifadelerde 1.5.1996'da başlayan dönem kira bedeline ilişkin herhangi bir açıklama bulunmamaktadır.
Her ne kadar o dosyalara 1995 yılında aylık 3 milyon lira üzerinden ödeme yapıldığına dair belgeler ibraz edilmişse de tetkik merciinde o yıl ki aşlık kira parasının 4 milyon lira olduğu her iki tarafça kabul edildiğinden 1.5.1996 tarihinde başlayan dönemdeki kira parasının 4 milyona ilaveten % 65 artırımlı olduğunu kabul etmek gerekir.
Temerrüt iddiasının ve alacak iktarının bu esaslara göre değerlendirilmesi gerekirken aksi düşünceyle yazılı şekilde davanın reddiedilmesi hatalı oluşur. Hükmü bu nedenle bozulmalıdır...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; Mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen özel dair bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı (BOZULMASINA), 25.3.1998 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy