(6570 S. K. m. 7)
Dava: Taraflar arasındaki tahliye-alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Akhisar Sulh Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 5.11.1997 gün ve 1997/680-1304 sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 10.2.1998 gün ve 1998/803-763 sayılı ilamı ile; ...Dava, temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesi ve kira alacağının tahsili istemine ilişkindir. Mahkeme davayı reddetmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı vekili davalının kiracı olarak bulunduğu kiralananın Ocak 1996 tarihinden Nisan 1997 tarihine kadar olan birikmiş kiralarını ödemediğini, bu yolda kendisine gönderilen ihtarnamenin de sonuç vermediğini iddia ederek bu davayı açmıştır.
Taraflar arasındaki kira akdinin sözlü olarak yapıldığı uyuşmazlık konusu değildir. Davalı akdin başlangıç tarihinin 1.3.1994 tarihi olduğunu bildirmiştir. Davacı taraf buna karşı çıkmadığına göre bu tarihin akdin başlangıç tarihi olarak kabulü gerekir. Davalı Mart 1996 tarihine kadar kiralarını 1.200.000 lira, Mart 1996-Mart 1997 arasında aylık kiranın 1.800.000 lira ve Mart 1997 tarihinden sonra da 3.000.000 lira olduğunu kabul etmiştir. Davacı taraf bu miktarların aksini kanıtlayamamıştır. Bu durumda davalının beyanlarına itibar etmek gerekir. Davalıya gönderilen temerrüt ihtarı 1996 Ocak ile 1997 Nisan arasını kapsamaktadır. Davalı 1996 Ocak, Şubat, Mart kiralarını elden ödediğini, Nisan 1996-Ağustos 1996 kiralarını PTT ile konutta ödemeli gönderdiğini belirterek 30 günlük süre içinde Ağustos 1996 tarihinden itibaren borcu olan 17.250.000 lirayı konutta ödemeli olarak göndermiştir. Davalının ihtar tarihine kadar ödemesi gereken miktar 24.000.000 liradır. Davalı ise Ocak, Şubat ve Mart 1996 kiralarını elden ödediğini bildirmiş, Nisan, Mayıs, Haziran, Temmuz kiralarını PTT yolu ile göndermiştir. Ayrıca 11.10.1996 ve 9.11.1996 tarihinde 1.800.000'er lira yine PTT yolu ile gönderilmiştir. Davalının elden ödediğini iddia ettiği kiraları için kendisine kanıtlama imkanı verilmesi, PTT yolu ile gönderilen kiraların konutta olup olmadığının ve davacı tarafa ödenip ödenmediğinin araştırılması ve varılacak sonuca göre temerrüt ve alacak hakkında karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde davanın reddedilmesi doğru değildir. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır... gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Temyiz Eden: Davacı vekili
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı HUMK. nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, 10.06.1998 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy