(634 S. K. m. 3, 10, 12, 50)
Dava: Taraflar arasındaki "ortaklığın giderilmesi" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İzmir 9. Sulh Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 18.12.1997 gün ve 1134-1622 sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine:
Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 26.2.1998 gün ve 1411-1489 sayılı ilamı.
(... Dava bir parça taşınmaz ortaklığının giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece satış suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davada taksim suretiyle ortaklığın giderilmesi istendiğine göre bu istek içinde kat mülkiyeti kurulmak suretiyle ortaklığın giderilmesi istemininde varlığını kabul etmek gerekir. Hal böyle olunca, öncelikle keşif yapılarak 634 sayılı kat mülkiyeti kanunun 50. Maddesi uyarınca binada kat mülkiyetinin kurulup kurulmayacağının araştırılması, şayet bu mümkünse ikinci aşamada aynı yasanın 10. maddesi uyarınca pay ve paydaş adedine göre gerektiğinde ivaz ilavesi de gözönünde tutularak herbir paydaşa veya hisseli kalması konusunda anlaştıkları takdirde anlaşan paydaşlara birer bağımsız bölüm isabet edecek şekilde taksim olanağı bulunup bulunmadığının tespiti icabeder. Payların denkleştirilmesi, gerektiğinde ivaz ilavesi ve guruplama ortaklar anlaşmazlarsa kur'a çekmek suretiyle hangi bağımsız bölümün hangi ortağa isabetinin belirlenmesi sadece muristen kalan taşınmazlar için mümkündür. Yoksa müşterek paydaşların herbiri arsa payına karşılık belirli bir bağımsız bölüm almış, onu kullanıyorsa paydaşların diğerinin kullandığı bağımsız bölümde hakkı yoksa ivaz ilavesi, pay denkleştirilmesi kura çekme gerekmez. O bölümün paydaşa verilmesi icap eder. Bundan sonra aynı kanunun 3. maddesi uyarınca değerle oranlı olarak bağımsız bölümlere arsa payı tahsisi gerekir. Bölümlere arsa payı tahsis edilirken de daha önce gelişi güzel verilen zemindeki arsa payları nazara alınmaz. Bu işlemler için bir hukukçu ve iki teknik elemanın bilirkişi olarak seçilmesinde yarar vardır. Bu aşamadan sonra taksimi isteyen tarafa kat mülkiyeti kanunun 12. maddesinde sayılan belgeler tmamlattırılır. Ondan sonra arsa payları bu paylara karşılık verilen bağımsız bölüm numaraları ve sahipleri belirtilerek kat mülkiyeti kurulmak suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verilir.
OLAYIMIZDA: Ortaklığın giderilmesi istenilen ve iki ortağı bulunan taşınmaz üzerinde 2 bölümlü kira bulunmaktadır. Bilirkişi taksim halinde ivaz farkının büyük olacağı gerekçesi ile taksimin kabil olmadığını bildirmişse de başka değerlendirme bulunmadığından o mütalaa yeterli olmamıştır. Bu bakımdan yukarıda açıklanan esaslara göre işlem yapılması gerekli iken yazılı gerekçe ile karar verilmesi hatalı olmamıştır. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır... gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda: mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre ve özellikle somut olayın özellikleri değerlendirildiğinde Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı (BOZULMASINA), sebebinde oyçokluğu, bozmada 3.6.1998 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy