(818 S. K. m. 248, 260)
Dava: Taraflar arasındaki tahliye ve kira alacağı davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Pazarcık Sulh Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 8.12.1997 gün ve 1997/46-269 sayılı kararın incelenmesi davacı tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2.4.1998 gün ve 1998/2939-3014 sayılı ilamı ile;
... Dava temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesi ve kira alacağının tahsili istemine ilişkindir. Mahkeme davayı reddetmiş, hüküm davacı tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı, davalının ödeme ihtarına konu aylar kirasını ödemediğinden bahisle temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesi ve bir kısım kira alacağının tahsilini istemiştir.
Davalı, kira paralarını yeni malike ödediğini, borcunun bulunmadığını, temerrüde düşmediğini, davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme, davacının malik olmadığından bahisle davayı reddetmiştir.
Davalı 30.6.1997 tarihli oturumda kiralananı davacıdan kiraladığını kabul etmiş, ancak kiralananın mülkiyetinin başkalarına devir edilmesi üzerine kira paralarını yeni maliklere ödediğini beyan etmiştir. Kiralananın mülkiyeti, davacıya ait değildir. Kiralayan olmak için malik olmaya da gerek yoktur. Davacı tarafından kiralanan taşınmazın, sözleşmenin devamı sırasında mülkiyetinin el değiştirmesi, davacının kiralayan sıfatını kaldırmaz. Temerrüt nedeniyle tahliye davasının kiralayan tarafından açılması gerektiğine göre davanın açılmasında bir usulsüzlük yoktur. Mahkemenin kabul ettiği gibi malik olması da icap etmez. Bu durumda işin esası incelenerek ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddi hatalı olmuştur. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır... gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Temyiz Eden: Davacı
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere ve özellikle kira akdi tarafların karşılıklı iradelerinin birleşmesi ile meydana gelen ve taraflar arasında nispi bir borç ilişkisi doğuran bir sözleşme ilişkisi olmasına (BK. Md. 248), bu sözleşme ilişkisinin kurulması için kiraya verenin kiralanan malın maliki olmasının şart olmamasına, davadaki somut olayda, davalının yargılamanın 30.6.1997 günlü oturumunda davacının kiralayan olduğunu ve aralarında 20.5.1993 tarihli kira akdinin düzenlenmiş olduğunu kabul etmesine göre, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davacının temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında ve yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı HUMK. nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, 14.10.1998 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy