(1086 S. K. m. 7, 27) (743 S. K. m. 638, 923, 933)
Dava: Taraflar arasındaki "tespitine itiraz" davasından dolayı yapılan yargılamam sonunda; Adana Kadastro Mahkemesince davanın reddine dair verilen 19.4.1996 gün ve 1995/19 E - 1996/10 K. sayılı kararın incelenmesi davacı vekili atrafından istenilmesi üzerine, Yargıtay Yedinci Hukuk Dairesinin 21.1.1996 gün ve 1996/6954-9266 sayılı ilamı ile; (...Kadastro sırasında 390 parsel sayılı 10.000 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydına ve zilyetliğe adayanılarak davalı h adın tespit edilmiştir. H. Hüseyin'in taşınmazın yüzölçümünnü eksik yazıldığına dayanan itarazı üzerine komisyonca davacı tarafın tapu kaydı kapsamında kaldığı belirlenen tespit harici olarak bırakılan 1600 m2'lik kesiminin davacı parseline ilave edilerek taşınmazın 11.600 m2 yüzölçümü ile H. Hüseyin mirascıları adına tesciline karar verilmiştir. Davacı hazine 1600 m2'lik kısım hakkında dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine taşnmazın 11600 m2 olarak davalı mirasçıları adına paylı olarak tesciline karar verilmiş; hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Hazinenin davası kadastro komisyonunca davalı taraf adına tespite karar verilen ve teknik bilirkişi tarafından düzenlenen 7.11.1995 günlü haritada yeşil renkle gösterilen bölüme ilişkindir. Dava ve temyize konu bölüm kadastro tespiti sırasında tespit dışı bırakılmış ve kapdastro tutanağı düzenlenmemiştir. Davalı'da tespit sırasında hazır bulunarak uyuşmazlık çıkartmamış, tutanak düzenlettirilmemiş, böylece dava konusu bölümün kadastro dışı bırakılması konusu kesinleşmiştir. Kadastro komisyonunun kadastro dışı bırakılan kesim hakkında inceleme yaparak kayıt kapasamını kabul etmesi mümkün değildir. Bu durumda komisiyon kararının iptaline karar verilmesi gerekir. Mahkemece bu yön gözetilmeksizin yazılı biçimde hüküm kurulması isabetsizdir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Temyiz eden : Davacı vekili
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar:Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, davacı vekilinin diğer temyiz itirazları yerinde değildir. Ne varki, Hazinenin davası, uzman bilirkişi tarafından düzenlenen 7.11.1995 günlü haritada, yeşil renklerde taralı, 1600 metrekare yüzölçümünde, dava dışı 390 parsel sayılı taşınmaza ilave edilerek davalı taraf adına tescile karar verilen, ilginin, tespit sırasında, uyuşmazlık çıkartan tutanak düzenlettirmediği bu nedenle kadastro dışı bırakılarak kesinleşen bölüme yönelliktir. 9.2.1995 havale günlü dava dilekçesi içeriğine göre, Hazine dayanaktan yoksun komisyon kararının iptali ile dava ve temyize konu kesiminin adına tescili istemi ile dava açmıştır.
Kural olarak itiraz edilmekle, tespit, dava açılmakla komisyon kararı kendiliğinden hükümsüz kalır. Hal böyle olunca, Hazinenin davası, kesinleşen kadastroya karşı açılan dava niteliğindedir. Bu nitelikteki uyuşmazlıkların kadastro mahkemesinde değil genel mahkemede çözümlenmesi zorunludur. Görev kamu düzenine ilişkin olup, istek olmasa bile yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen gözetilmesi gerekir. Bu olgular dikkate alınarak DAVA DİLEKÇESİNİN GÖREV YÖNÜNDEN REDDİNE, USULÜN 27. MADDESİ HÜKMÜNCE DOSYANIN GÖREVLİ HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, dava dışı davalı taraf adına tespit edilerek itirazsız kesinleşen 390 parsel sayılı taşınmazın tespit tutanağı ile eki belgelerin onaylı örnekleri dosyada alıkonularak asıllarının, kütüklerin devri halinde Tapu Sicil Müdürlüğüne, aksi halde Kadastro Müdürlüğüne geri çevrilmesine karar verilmesi gerekir. O halde Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel daire bozma kararına gösterilen ve yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı HUMK.nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, 29.04.1998 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy