(3402 S. K. m. 27)
Dava: Taraflar arasındaki tespite itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Manavgat Kadastro Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 22.11.1991 gün ve 1990/149 E - 1991/202. K. sayılı kararın incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 10/6/1996 gün ve 1996/3415 E - 1996/5833 K. sayılı ilamıyla; (... Kadastro sırasında 124 parsel sayılı 400 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tapu ve vergi kayıtları ile Hazine adına mahlulat kaydı bulunduğundan söz edilerek paylı olarak Hazine ve ölü Mehmet oğlu mirasçıları ve paydaşları adına tespit edilmiştir. S. ve M. Fettahlıoğlu'nun itirazları sonucu komisyonca yetkisizlik kararı ile tutanağın tapulama hakimliğine devrine karar verilmiş; mahkemece yapılan inceleme sonucu dosyanın tapulama müdürlüğüne geri çevrilmesine karar verilmiştir. bunun üzerine 124 parsel sayılı taşınmaz hakkında açılmış bir dava bulunmadığı vurgulanarak komisyonca tapu yatılarından ve intikallerden söz edilerek paylı olarak K. Çalışkan ve arkadaşları adına yeniden tespit edilmiş, hazineye pay verilmemiştir. Davacı Ali Bakın imar ihya ve miras yoluyla geçen kazandırıcı zaman aşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davacının davasının kabulüne taşınmazın Ali Bakır adına tesciline karar verilmiş; hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu 124 sayılı parselin tespiti 7.1.1964 tarihinde tespit malikleri de belirlenmek suretiyle kadastro ekibince yapılmış tespit sırasında hazineye 1858600/1877000 pay verilmiştir. Bu tespite karşı S. ve M. Fettahlıoğlu tarafından itiraz edilmiş, diğer parsellerle birlikte bu parselin de tespitten önce açılan davanın konusu olduğu komisyonca kabul edilerek 26.2.1965 günlü 1668 sayılı kararla kadastro mahkemesine gönderilmiştir. Yapılan yargılama sonunda Kadastro Mahkemesinin 24.2.1972 günlü 965/634 esas, 972/141 sayılı kararı ile 124 sayılı parselin aktarılan davanın konusu olmadığı belirlenerek gereği yapılmak üzere tutanak ve ekleri Kadastro Müdürlüğüne iade edilmiştir. Bu evreden sonra yeniden komisyonca düzenlenen 5.7.1989 günlü tutanakla hazinen payı iptal edilerek diğer tespit malikleri adına komisyonca 7.1.1964 tarihinde kadastro ekibince yapıldığına, kadastro mahkemesince davalı olup olmadığının saptanması için kadastro müdürlüğüne iadesine karar verildiğine ve yapılan incelemede 124 sayılı parselin hakkında tespit gününde önce açılmış bir dava bulunmadığına, taşınmazın 7.1.1964 gününde yapılan tespitinde S. ve M. Fettahlıoğlu itiraz ettiğine ve dosya tutanakla birlikte kadastro mahkemesine tevdi edildiğine göre tespite itiraz edenler ve ilk tespit malikleri arasında ortaya çıkan uyuşmazlığın davacı A. Bakır'ın davası ile birlikte çözümlenmesi gerekir. Bu nedenle kadastro komisyonunca 5.7.1989 tarihinde yeniden tespit yapılarak düzenlenen tutanak yok hükmündedir. O halde, yukarıda açıklandığı biçimde 7.1.1964 günlü tutanakla ismi geçen tespit malikleri ile tespite itiraz edenler arasındaki uyuşmazlık taraf oluşturulmak suretiyle çözümlenmeli, sonucuna göre bir karar verilmelidir. Bu nedenle hazinenin temyiz itirazları yerindedir ...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararırının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 124 parsel sayılı 400 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ve vergi kayıtları ile hazine adına mahlulat kaydı bulunduğundan söz edilerek paylı olarak hazine ile ölü Mehmet oğlu mirasçıları ve paydaşları adına tespit edilmiş, S. ve M. Fettahlıoğlu'nun itirazları sonucu komisyonca yetkisizlik kararı ile tutanağın tapulama hakimliğine devrine karar verilmiş, mahkemece yapılan inceleme sonucu dosyanın tapulama müdürlüğüne geri çevrilmesine karar verilmiş, komisyonca uyuşmazlığın çözümünün mahkemeye ait olduğu neden gösterilerek tekrar mahkemeye gönderilmiş, ancak mahkemece hiçbir işlem yapılmamıştır. Bunun üzerine 124 parsel sayılı taşınmaz hakkında açılmış bir dava bulunmadığı vurgulanarak komisyonca tapu kayıtlarından ve intikallerden söz edilerek paylı olarak K. Çalışkan ve arkadaşları adına yeniden 5.7.1989 tarihinde tespit yapılmış hazineye pay verilmemiş, hüküm davalı hazinenin temyizi üzerine:
Dava konusu 124 parsel sayılı taşınmazın tespitinin 7.1.1964 tarihinde tespit malikleri belirlenmek suretiyle kadastro ekibince yapıldığı, bu tespit sırasında hazineye 1.858.600/1.877.000 pay verildiği, bu tespite S. ve M. Fettahlıoğlu tarafından itiraz edildiği, itiraz üzerine komisyonca 26.2.1965 günlü 166668 sayılı kararla genel mahkemede taşınmaz hakkında açılmış davalar bulunduğu belirtilerek dosyanın kadastro (tapulama) mahkemesinin 24/2/1972 günlü 965/634 esas, 972/141 sayılı kararı ile dava konusu taşınmazın aktarılan davanın konusu olmadığı gerekçe gösterilerek dosyanın kadastro müdürlüğüne iadesine karar verildiği açıklanarak taşınmazın kadastrosunun ilk kez yapıldığı 7/1/1964 günlü tutanak esas alınmak suretiyle uyuşmazlığın çözümlenmesi gerektiği 5/7/1989 tarihinde yapılan tespitin yok hükmün de olduğu belirtilerek mahkeme kararı oyçokluğuyla bozulmuş; mahkemece kararda direnilmesi üzerine dosya Genel Kurulca incelendi. Tetkik hakimin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Dava konusu taşınmazın tespiti 7.1.1964 tarihinde hazineye de pay verilmek suretiyle yapılmıştır. Bu tespite S. ve M. Fettahlıoğlu 22/7/1964 tarihinde itiraz etmişler, adı geçenlerin itirazı üzerine tapulama komisyonunca 26/2/1965 günlü 1668 sayılı karar ile taşınmazın Sulh Hukuk Mahkemesinin 963/45-47-49-51-53-57-59-61; Asliye Hukuk Mahkemesinin 963/48-50-52-54-56-58-60 ve 62 esas sayılı dosyalarında hazine ile kişiler arasında açılan ve görülmekte olan davaların konusu olduğu belirtilerek uyuşmazlığın çözümü için tutanak ve ekleri kadastro (tapulama) mahkemesine gönderilmiştir. Kadastro mahkemesi 24.2.1972 günlü 634/141 sayılı kararı ile taşınmaz hakkında Asliye ve Sulh Hukuk Mahkemelerinde birden fazla açılmış dava bulunduğu, bu davalardan hangisinin dava konusu 124 parsel sayılı taşınmaza ait olduğunu belirlenmenin kadastro (tapulama) komisyonunun görevine girdiği, komisyonca taşınmazın aktarılan davalardan hangisinin konusu olduğu gösterilmediğinden davaya bakılmasının mümkün olmadığı gerekçesi ile tekrar dosyanın kadastro müdürlüğüne geri çevrilmesine karar verilmiş; bu karar kesinleşmiştir. Bu kararla dava konusu taşınmazın 1965 tarihli komisyon kararında açıklandığı üzere Asliye ve Sulh Hukuk Mahkemelerinde açılan davaların konusu olduğu belirtilerek uyuşmazlığın çözümü için yeniden dosyanın kadastro mahkemesine (tapulama mahkemesine) iadesine karar verilmiş, böylece işten elini çekmiştir. Ne var ki, 1.10.1976 tarihli komisyon kararından sonra dosya üzerinde hiçbir işlem yapılmamış; aksine 3402 sayılı Kadastro Kanunun hükümleri dikkate alınarak 5.7.1989 tarihinde komisyon tespit gerekçesinde açıklandığı üzere Y. N. Giray ve paydaşlarının 4/5/1989 12/5/1989, 8/6/1989 tarihli, Kadı Paşa mirasçılarından F. Dedeoğlu ve paydaşlarının 23/6/1989, G. S. Cezzar ve arkadaşlarının 31/10/1988, 10/11/1988 tarihli dilekçeleri üzerine tutanağın komisyonca düzenlendiği anlaşılmıştır. Dava konusu taşınmazın tutanağı 7.1.1964 tarihinde düzenlendiğine, yapılan itiraz üzerine komisyonca karar verildiğine, bundan da öte kadastro mahkemesinin kadastro müdürlüğüne 24.2.1972 günlü iade kararından sonra 1.10.1976 tarihli komisyon kararı ile tekrar uyuşmazlığın çözümü için tutanak ve ekleri kadastro mahkemesine gönderildiğine göre kadastro komisyonu işten elini çekmiştir. Diğer anlatımla, komisyon 7.1.1964 tarihinde yapılan tespiti değiştirmemiş, uyuşmazlığın çözümü için dosyayı kadastro (tapulama) mahkemesine aktarmıştır. Bu evreden yukarıda isimleri geçen kişilerin 1989 ve 1988 yılında verdiği dilekçeler üzerine komisyonun yeniden tutanak düzenlemesi mümkün değildir. Açık anlatımla, 5.7.1989 günlü komisyon tespit tutanağı yok hükmündedir. Bu durumda kadastro tespitinin ilk yapıldığı tarihte iki tutanak esas alınarak ve bu parselle ilgili olduğu komisyon kararlarında açıklanan dava dosyaları getirtilip tutanakla kararlarında açıklanan dava dosyaları getirtilip tutanakla birleştirilerek taraf oluşturulması, iddia ve savunma çerçevesinde davaya bakılması, 1989 yılında yapılan tespite karşı açılan davaların ise bu davaya katılma olduğu göz önünde tutularak açılan davaların birlikte çözümlenmesi gerekir. Daire kararında dava konusu parselin aktarılan davanın konusu olmadığının açıklanması dosya kapsamına uygun düşmediğine, aksine dava konusu parselin aktarılan davaların düşmediğine, aksine dava konusu parselin aktarılan davaların hangisinin konusu olduğunun belirlenmesi uyuşmazlığın konusu olduğu dosya kapsamı ile anlaşıldığına göre aktarılan davalardan hangisinin dava konusu taşınmaza ait olduğunu belirleme görevi de kadastro mahkemesine ait bulunmaktadır. Kaldı ki, 3402 sayılı Kadastro Kanunun 27. maddesi hükmünce kadastro hakiminin usul ve şekle ilişkin (bu davaya aktarılan davalardan hangisinin dava konusu taşınmazla ilgili olduğunun belirlenmesi için) eksiklikler sebebiyle tutanağı kadastro müdürlüğüne iadesine mümkün değildir. Açıklanan nedenler altında Yerel Mahkemenin direnme kararı usule ve yasaya aykırıdır. Bozulması gerekir.
Sonuç: Davalı hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının özel Daire bozma kararında ve yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı HUMK. nun 426. maddesi gereğince BOZULMASINA, 06.05.1998 oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy