(1086 S. K. m. 429) (3402 S. K. m. 9)
Dava: Taraflar arasındaki tescil, kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Erdek Kadastro Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 7.9.1995 gün ve 1993/9 E- 1995/27 K. sayılı kararın incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 3.6.1996 gün ve 1996/2066-5557 sayılı ilamı ile;
... hükmüne uyulan Yargıtay bozma kararında dava konusu parselin mera olduğu vurgulanarak ve meraların zilyetlikle iktisap edilemeyeceğinden davanın reddine karar verilmesi gereğine değinilmiştir. Mahkemece daire bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulü ve kısmen reddi ile dava konusu parselin krokisinde (A) harfi ile gösterilen 18.58 mı (B) harfi ile gösterilen 20.22 mı (C) harfi ile gösterilen 168.05 mı (D) harfi ile gösterilen 57.06 mı bölümlerinin tapulama dışı bırakılmasına; 264 ada 3 sayılı parselin de 12258.09 mı yüzölçümü ile davacı N.G. ve paydaşları adına payları oranında tesciline karar verilmiş; hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Yüksek Özel Daire 11.9.1989 gün ve Esas 1989/4901, Karar 1989/7275 sayılı bozma kararlarında davacıların dayandığı tapu kaydının 4 dönüm miktarında olduğu, bu tapu kaydı ile 33500 mı yüzölçümündeki 2 parsel sayılı taşınmazı davacıların adına tespit edildiği, tapu kaydının Güney sınırı yol olarak gösterdiği halde zeminde yol bulunmadığı, bu nedenle tapu kaydının değişir nitelikte sınırları olan ve yüzölçümü ile geçerli bulunan kayıtlardan olduğu, tapu kaydındaki yüzölçümüne rağmen 2 parsel sayılı taşınmazın tapu miktarından çok fazla olarak davacılara verildiği, aynı yere revizyon gören vergi kaydının Güney sınırının ise zilyetlik yoluyla kazanılmasının mümkün olmadığı vurgulanarak dava konusu parselin mera olarak kabulü gerektiği açıklanmıştır. Mahkemece daire bozma kararına uyulmuştur. Daire bozma kararına uyulmakla bozma lehine olan taraf yararına kazanılmış hak meydana gelmiştir. Bozma kararına uyulduğuna göre, kazanılmış hakkı ortadan kaldırır biçimde hüküm kurulamaz. Mahkemece, daire bozma kararı gereğince işlem yapılması gerekirken aksine düşüncelerle maddi hatadan söz edilerek hüküm kurulması isabetsizdir... gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Temyiz Eden: Davalı Hazine vekili
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenin Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı HUMK. nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, 13.05.1998 gününde oyçokluğu ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy