(743 S. K. m. 922, 933)
Dava: Taraflar arasındaki tesbite itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Yenipazar Kadastro Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 25.02.1997 gün ve 1996/76 E- 1997/32 K.sayılı kararın incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'nin 16.02.1998 gün ve 1997/6539- 1998/521 sayılı ilamıyla;
(...Kadastro sırasında 171 ada 223 parsel sayılı 9050,62 m2 yüzölçümündeki taşınmaz G. zilyetliğinde bulunduğu belirtilerek mera kapsamında kaldığından söz edilerek Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı G. kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine ve emlak kaydına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, taşınmazın davacı adına tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmazın dayanak emlak beyannamesinin kapsamında kaldığı, tümü üzerinde tesbit tarihinde taşınmaz edinme koşullarının davacı taraf yararına gerçekleştiği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de varılan sonuç dosya içeriğine uygun düşmemektedir. Tesbite dayanak yapılan emlak beyannamesi 1981 tarihli olup miktarı 5000 m2'dir. Sınırları yazılı değildir. Beyan mükellefi tarafından verilmiştir. Beyannamede gösterilen miktar davacıyı bağlar. Miktar fazlası üzerindeki zilyetliğin beyannamenin verildiği tarihten sonra başladığının kabulü gerekir. Bu durumda miktar fazlası üzerindeki zilyetlik tesbit tarihine kadar 20 yıla ulaşmamıştır. O halde mahkemece dava konusu taşınmazın bilirkişi haritasında (A) harfi ile işaretli 5000 m2'lik bölümünün davacı adına tesciline, (8) harfi ile işaretli bölümünde Hazine adına tescili ile bu bölümdeki ağaçların yaşı ve miktarı ile dağılım durumu belirlenerek 3402 sayılı Kanunun 19/2 maddesindeki esaslara göre davacı adına beyanlar hanesinde gösterilmesine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsizdir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Temyiz Eden: Davalı Hazine vekili
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, mahkeme kararında açıklanan gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, usul ve yasaya uygun bulunan direnme kararının onanması gerekir.
Sonuç: Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile, direnme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle ONANMASINA, harçlar kanunun değişik 13.maddesinin j bendi gereğince harç alınmamasına, 14.10.1998 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy