(743 S. K. m. 644, 645)
Dava: Taraflar arasındaki "kadastro tespitine itiraz" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Kayseri Kadastro Mahkemesince davanın reddine dair verilen 25.12.1996 gün ve 1992/741 E - 1996/204 K. sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 20.10.1997 gün ve 1997/4572-4850 sayılı ilamı ile; (... Hükmüne uyulan Yargıtay bozma kararında tespite dayanak tapu kaydının ve dayanağı belgeli ile belirtmelik tutanağı ve eklerinin getirtilmesi, mer'a tahsis kararı ve dayanağı harita varsa getirtilerek yeniden yapılacak keşifte uygulanması, tapu kaydı ve mer'a tahsis kararı kapsamına girip girmediğinin belirlenmesi, belirtmeli tutanağında imzası bulunan muhtar ve bilirkişilerin dinlenmesi; tarafların göstereceği tanıklar ile mahkemenin seçtiği yerel bilirkişiler dinlenerek öncesinin ne olduğu, ilk zilyedinin kim olduğu kimden kime geçtiği, zilyetliğin sürdürülüş biçiminin belirlenmesi, aykırılık olursa giderilmesi, mer'a tahsis kararı ve Hazine adına oluşan tapu kaydından önceki dönemde taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılması gereğine değinilmiştir. Daire bozma kararına uyularak yapılan araştırma sonucu davanın reddine, 1475 sayılı parselin tespit gibi Hamide Işık adına tesciline karara verilmiş; hüküm, davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Hükmüne uyulan Yargıtay bozma kararı uyarınca işlem yapılmış olması da, toplanan delillere ve bozma dışında kalarak kesinleşen yönler dikkate alındığından davacı Hazinenin diğer temyiz itirazları yerinde değildir. Ne var ki uzman bilirkişi S.S. tarafından düzenlenen 3/6/1996 günlü haritada dava konusu 14/4 parsel sayılı taşınmazın kuzey batısın da kalan ve haritasında kırmızı renklerle taralı gösterilen bölümünün kesinleşen mer'a tahsis haritasının kapsamında kaldığı belirlendiği halde, taşınmazın tümünün davalı taraf adına tesciline karar verilmesi isabetsiz olduğu gibi kabule göre de çekişme konusu taşınmazın parsel sayısı 14/4 olduğu halde hüküm yerinde 14/5 parsel sayılı taşınmaz olarak gösterilmesi dahi isabetsizdir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Temyiz Eden: Davalı vekili
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı H.U.M.K. nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, 28.10.1998 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy