(1086 S. K. m. 72, 73) (743 S. K. m. 923, 933)
Dava: Taraflar arasındaki "tescil" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İzmir Asliye 7. Hukuk Mahkemesi'nce davanın kısmen kabulüne dair verilen 28.4.1994 tarih ve 1993/71-1994/339 sayılı kararın incelenmesi davacı ve Hazine vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nin 22.6.1995 tarih ve 1994/8923-1995/7099 sayılı ilamı ile; (... Davacı, dava dilekçesinde mevkii ve sınırları yazılı taşınmazın imar-ihya ve kazanmayı sağlayan zilyetlik nedeniyle adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Hazine, davanın reddine karar verilmesini savunmuş, mahkemece davanın reddine, taşınmazın davacı tarafından temizlendiği sulama ve benzeri tesislerin yapılmış olduğu ve ağaçların yetiştirildiğinin tespitine karar verilmesi üzerine hükmün redde ilişkin bölümü davacı, tespite ilişkin bölümü Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Tescil konusu taşınmazın bilim ve fen bakımından orman niteliğini kaybetmesi nedeniyle 17.3.1988 tarihinde orman dışına çıkarıldığı ve çıkarma işleminin kesinleşmesi tarihinden davanın açıldığı tarihe kadar kazanma koşullarının oluşmaması göz önünde tutularak davanın reddedilmiş olmasında yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır. Davacının temyiz itirazlarının reddi ile hükmün birinci bendine ilişkin bölümünün ONANMASINA, Hazine'nin temyiz itirazlarına gelince: Mahkemece dava reddedilmekle beraber taşınmazın davacı tarafından temizlendiği, sulama ve benzeri tesislerin yapılmış olduğu ve üzerindeki ağaçların davacı tarafından yetiştirildiğinin tespitine karar verilmiştir. Yukarıda belirtildiği üzere davacının tescil davası reddedilmiştir. Kazanılmayan bir yerin üzerinde bazı işlemlerin yapıldığı ve ağaçların yetiştirildiği şeklinde hüküm kurulamaz. da davası reddedildiğine göre eda davası içerisinde yer alan bu hususlar hakkında karar verilmiş olması doğru değildir. Hazine'nin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün tespite ilişkin bölümünün BOZULMASINA...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Temyiz Eden: Hazine vekili.
Hukuk genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Dosyadaki bilgi ve belgelerden özellikle taşınmaz üzerinde yapılan uygulama; bilirkişi raporu ve buna bağlı krokilerden davacı tarafından yapıldığının tespiti istenilen sulama ve benzeri muhtesatların bir bölümünün orman niteliğindeki taşınmaz mal üzerinde kaldığı, buna ilişkin eda davası olan tescil davasının da reddolunduğu açıktır. Bu durumda, eda davası red olunan taşınmaz üzerinde yapılan muhtesatların davacı tarafından yapıldığının tespiti istenilemez. Yine az yukarıda açıklanan bulgulara göre anılan muhtesatların bir bölümünün de orman alanı dışında kalan taşınmaz mal üzerinde kaldığı görülmektedir. Bu muhtesatların tespitinin istenmesinde de davacının hukuki yararı bulunmamaktadır. Gerçekte de eda davasının (haksız iktisap nedenine dayalı açılacak giderim davası) delilini oluşturacak şekilde tespit davası açılmasında hukuki yararın varlığından söz edilemez.
Bir davada hukuki yararın bulunması, dava şartlarından olup hakimce doğrudan göz önünde tutulması gerekir. O nedenle taşınmazın bu kısmında kalan muhtesatların tespitine ilişkin istemin hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddedilmesi gerekir. O halde açıklanan nedenler altında, yerel mahkemenin direnme kararı usûle ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel daire bozma kararında ve yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı HUMK 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, 11.3.1998 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy