(743 S. K. m. 2) (1086 S. K. m. 237)
Dava: Taraflar arasındaki "tapu iptali ve tescil" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Kadirli Asliye Hukuk Mahkemesi'nce davanın kabulüne dair verilen 23.11.1995 gün ve 1995/257-654 sayılı kararın incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nin 10.10.1997 gün ve 1996/10630 E, 1997/5984 sayılı ilamı;
(... Davacı dava dilekçesinde davalılar adına tespit olunan 27 sayılı taşınmazın kadastro tespitinden önce, önceki maliki Halit Yakın'dan satın aldığını ve zilyed olduğunu ileri sürerek kaydın iptali Mahkemesinin 980/404 sayılı dava dosyasının incelenmesinde uyuşmazlık konusu parselin tespitine orman idaresi tarafından davalılar hasım gösterilmek suretiyle itiraz edildiği bu davaya davacı İbrahim Güzel'in müdahil olarak katıldığı ve 19.12.1994 tarihinde yapılan keşifte bu şahsın dava konusu taşınmazın eşinden kendisine kaldığını eşinin hakkına dayanarak tespite itiraz ettiğini imzalı beyan ile bildirmiştir. Kadastro Mahkemesince yapılan yargılama sonunda müdahil İbrahim Çözel'in davada eşinden gelen hakka dayandığı ve eşinin sağ olduğundan istemi reddedilmiş ve hüküm temyiz edilmiyerek 28.6.1995 tarihinde kesinleşmiştir. Eldeki davada davacı satın almaya dayanarak dava açmış ve bu nedenle kadastro mahkemesinin kararı bu dava için kesin hüküm teşkil etmemekte ise de kadastro mahkemesinde davacı müdahil olarak katıldığı davada hakim huzurunda maddi olayı açıklarken taşınmazın karısına ait olduğunu beyan etmiş olmakla artık bu maddi olayla bağlıdır. Bu istemin o davada başarıya ulaşmaması üzerine yeni bir sebep göstererek eldeki bu davayı açması iyi niyet kurala ile bağdaşmaz. Bu nedenle davanın reddine karar vermek gerekirken davanın kabulüne dair kararı dairemizce yanılgı sonucu onanmıştır. Açıklanan nedenlerle davalıların karar düzeltme istemlerinin kabulü ile Dairemizin onamaya ilişkin 4.10.1996 tarihli kararının kaldırılmasına, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği düşünüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalılar vekili temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA, 01.04.1998 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy