(6831 S. K. m. 1)
Dava: Taraflar arasındaki Tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Artvin Asliye Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 21.12.1995 gün ve 1992/466 E-1995/305 K. sayılı Kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 20.2.1997 gün ve 1996/3662-1997/1130 sayılı ilamı ile;
... taraflar arasında görülen tapu iptal ve tescil davasının yargılaması sonucunda; tapulamada dava dışı taşınmaza uygulanan tapu kaydı nizalı taşınmaz yönünü çalılık okuduğundan Hazine adına tarla niteliğinde tesbit edilmiştir. Davanın kabulüne dair verilen önceki hüküm Hazinenin temyizi üzerine, Dairece bozulmuş, bozmaya göre taşınmaz orman yönünden incelenmiş, uzman bilirkişi, raporunda nizalı taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğunu raporunda açıklanmıştır. Mahkeme bu rapora karşın taşınmazın niteliği itibariyle orman görünümünde olduğu bilirkişi raporunun mahkemeyi bağlamayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Bu karar doğru değildir. Red kararı geçerli bir nedene dayanmamaktadır. Uzman bilirkişi taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğunu raporunda açıkladığına göre uzman bilirkişinin raporu karşısında şahsi gözleme dayanılarak sonuca gidilemez. Ancak, orman mühendisi raporunda taşınmaz toprağının tarım toprağı karakterinde olduğunu raporunda açıkladığı halde ziraatçı uzman bilirkişi kahverengi orman toprakları grubundan olduğunu bildirmiştir. Bu iki uzman bilirkişi raporları arasında toprak yapısı yönünden tutarsızlık vardır. Bu itibarla taşınmazın toprak yapısı hakkında uzman bir bilirkişi aracılığı ile yeniden inceleme yaptırılması, her iki rapor arasındaki aykırılığın neden kaynaklandığının açıklanmasına çalışılması, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm verilmek gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir... gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Temyiz Eden: Davacı vekili
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı HUMK. nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, 13.05.1998 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy