(3402 S. K. m. 13/B)
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Biga Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 14.9.1995 gün ve 1994/230 E-1995/332 K. sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine;
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nin 8.7.1996 gün ve 1996/1508-7035 sayılı ilamı:
(... Davacı, harici satış senedi ile kendisine satılması nedeniyle 3402 sayılı Yasa'nın 13/B-b maddesine göre hukuki değerini yitirmiş tapuya dayanarak davalı adına tesbit olunan dava konusu parsele ait kaydın iptali ile adına tescil talebinde bulunmuştur. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmaz 1956 yılında yapılan tapulama tesbitinde; 1308 tarih 5 nolu tapu kayıt malikleri adına tesbitinin gerekli olduğu düşüncesiyle tapulamaca kayıt malikleri ve mirasçılar adına tesbit ve tescil edilmiştir. Davalı tarafından tapulama mahkemesine vaki harici satış iddiasıyla açılan itiraz davası sonunda mahkemece itiraz kabul edilerek 1992 tarihinde kesinleşen hükümle davalı adına iptal ve tescile karar verilmiştir. Bu kere davacı davalının dava konusu taşınmazı 15.10.1971 tarihinde haricen kendisine sattığından bahisle iş bu tapu iptal ve tescil davasını açmıştır. Davalı vekili keşif ve yargılama safhasındaki imzalı beyanlarında dava konusu taşınmazın, 1971 yılında davacıya satıldığına dair senede ve bilirkişi beyanlarına itiraz etmemiş, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Taraflar arasındaki uyuşmazlık tapulu taşınmazın harici satışı ile ilgilidir.
Tapulu taşınmazların tapu dışı yolla satışı kural olarak geçersizdir. Ancak, 3402 sayılı Kanun'un 13/B-b maddesinde yazılı koşulların tamamen gerçekleşmesi halinde tapu dışı satış hukuki sonuç doğurabilir. Tapu dışı satışın geçerli olabilmesi için anılan madde uyarınca harici satışın kadastro tesbitinden önce yapılmış olması, taşınmaz malın zilyet tarafından kayıt malikinden, mirasçılarından veya mümessillerinden tapu dışı yolla iktisap edilmesi gerekir. Ayrıca satışla tesbit tarihi arasında en az 10 yıl çekişmesiz, aralıksız ve malik sıfatıyla taşınmaza zilyet olunmalı ve zilyetlik devredilmeli ve satış, tutanağın düzenlendiği tarihe kadar da bozulmamış olmalıdır. Açıklanan koşulların tamamının mevcut olması halinde tapulama tesbitinden önceki harici satış geçerli olup tapunun iptaline karar verilebilir. Ne var ki, olayımızda yukarıda açıklanan koşullardan harici satışın tapulama tesbitinden önce yapılması koşulu ile birlikte taşınmaz malın zilyet tarafından kayıt malikinden veya mirasçılarından veya mümessillerinden tapu dışı yolla iktisap edilmesi koşulu olayımızda mevcut değildir. Zira tesbit 12.8.1956 da yapıldığı halde satış 15.10.1971 tarihinde yapılmıştır. Ayrıca davacıya satış yapan kişi satış tarihinde tapu maliki, mirasçıları veya mümessilleri olmayıp satış tarihinde 1308 tarih 5 nolu tapu ile ilgisi bulunmayan davalıdır. Yani davacı taşınmazı maddede açıklandığı gibi tesbit tarihinde revizyon gören 1308 tarih ve 5 nolu tapunun maliki, mirasçısı veya mümessillerinden satın almamıştır. Bu durumda 3402 sayılı Kanun'un 13/B-b maddesindeki koşullar davada oluşmadığına ve davacı da bu maddeden kaynaklanan hukuki sebebe dayanarak dava açtığına göre davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanlışa düşülerek ve anılan madde yanlış yorumlanarak kabulüne karar verilmiş olması isabetsiz...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı:
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi Usul ve Yasa'ya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy