(743 S. K. m 639, 642)
Dava: Taraflar arasındaki "tescil" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Alanya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce davanın kabulüne dair verilen 12.9.1995 gün ve 1993/220 E-1995/463 K. sayılı kararın incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nin 18.10.1996 gün ve 1995/2412-1996/8677 sayılı ilamıyla; (...Dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede 1950'li yıllarda tapulama çalışmaları yapıldığı, nizalı taşınmazın tespit dışı bırakıldığı dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Tapu fen memuru düzenlediği krokili raporunda, taşınmazın tapulama paftasına göre tespit tarihinde çalılık olması nedeniyle tapulamada tespit dışı bırakıldığını açıklamıştır. Çalılıklar, devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olup emek ve masraf yapılmak suretiyle imar ve ihya edilmedikçe zilyetlikle kazanılamaz. Bu davada imar ve ihya hukuki nedenine dayanılmadığı gibi bilirkişi ve tanıklar da bu yönde bir açıklama yapmamışlardır. Taşınmaz imar ve ihya edilmeksizin zilyetlikle kazanılamayacağından davanın reddine karar verilmesi gerekir bu husus gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm verilmesi isabetsizdir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Temyiz Eden: Davalı Hazine vekili
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Dava, tescil istemine ilişkindir.
Davanın kabulüne dair yerel mahkemece kurulan hüküm, Özel Dairece, "...davada imar ve ihya hukuki nedenine dayanılmadığı gibi, bilirkişi ve tanıklarca da bu yönde bir açıklama yapılmadığı, taşınmazın imar ve ihya edilmeksizin zilyetlikle kazanılamayacağı.." vurgulanmak suretiyle bozulmuştur.
Hukuk Genel Kurulu'nun 12.3.1997 gün, 1996/8-813 E, 1997/184 K. sayılı ve 4.6.1997 gün, 1997/8-218 E, 1998/484 K. sayılı ilamlarında açıkça benimsendiği gibi kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı tescil isteminin aynı zamanda imar-ihya istemini de kapsayacağında kuşku ve duraksamaya yer olmamalıdır. O nedenle yerel mahkemenin kazanmayı sağlayan zilyetliğin imar ihyayı da kapsadığına dair direnmesi yerindedir. Ne var ki, yerel mahkemece kurulan hükmün esasına yönelik temyiz itirazları incelenmediğinden, dosya gerekli tetkikatın yapılması için özel dairesine gönderilmelidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle direnme kararı yerinde bulunduğundan işin esası incelenmek üzere dosyanın 8. Hukuk Dairesi'ne gönderilmesine, 28.10.1998 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy